İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2012/11581 · K. 2013/8355
- Esas No
- 2012/11581
- Karar No
- 2013/8355
- Karar Tarihi
- 18.04.2013
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2012/11581 E. , 2013/8355 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılardan Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; davacının, 1993 haziran ayından, 17.6.2000 tarihine kadar olan dönemde davalıya ait şantiyelerde işçi olarak çalıştığı halde, Kuruma eksik bildirilen günlerin tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece, işçilik alacakları davasında verilen karar esas alınmak suretiyle, davacının, 1.6.1993 ile 17.6.2000 tarihleri arasında kalan sürede sürekli çalıştığı kabul edilmiş olup, mahkemenin kararının, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan ... güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan ... güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de gözönünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanunun kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunun 5. maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanunun 3. maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yada çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. Dosya kapsamına göre, davacının 1.1.1993 tarihi ile 31.12.1993 tarihleri arasında ve 1.7.1996 ile 1.5.1997 tarihleri arasında davalıya ait iki ayrı işyerinden çalışma bildirimi yapıldığı gibi, uyuşmazlık konusu dönem içinde davalı işveren dışında ... Yapı End AŞ, ... İnş Adi Kom Şti, ... İnş Ltd Şti'den de bildirim yapıldığı anlaşılmaktadır.Davacı ise; 1993/mayıs ile 1997/mart ayları arasında ... ... Köyü drenaj yapımı, 1997/mart ayı ile 1997/mayıs ayı arasında ...-...-... Köyü İÖO yapımında ve 1997/mayıs ayı ile 17 haziran 2000 tarihleri arasında ......mahallesinde ilköğretim okulu ve ...-...-... yolu inşaatında davalıya ait şantiyelerde çalıştığını bildirdiğinden, sigorta hizmet cetvelindeki bildirimleri yapan işverenler ile, davalı işveren arasında organik bağ veya asıl işveren-taşeron ilişkisi olup olmadığı araştırılmalı, davacının çalışmalarının bu nedenle kesintiye uğrayıp uğramadığı irdelenmeli, buna göre, hak düşürücü süre irdelenmelidir.Öte yandan, davalıya ait tüm dönem bordroları celbedilerek, dönem bordrolarında çalışması görülenlerden re'sen seçilenlerin ve çalışmayı bilebilecek durumda olan komşu işveren ve çalışanların tanık sıfatıyla beyanları alınmalı, tanık İshak Aslan'ın kışın çalışılmadığına ilişkin beyanı üzerinde de durularak çalışmanın süresi ve kesintili olup olmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı sonucuna göre karar verilmelidir.
Yukarda yapılan açıklamalar ışığında araştırma ve irdeleme yapılması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya ayıkırıdır.
O hâlde, davalılardan Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.