İçtihatYargıtay8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2012/11608 · K. 2013/7552
- Esas No
- 2012/11608
- Karar No
- 2013/7552
- Karar Tarihi
- 21.05.2013
Karar Metni
8. Hukuk Dairesi 2012/11608 E. , 2013/7552 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ..., Tapu Sicil Müdürlüğü, Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 17.05.2012 gün ve 349/189 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 934 ada 22 parsel sayılı taşınmazın tapudaki kayıt malikinin “...” isimli bir kişi olduğunu, ne var ki bu şahsın kim olduğunun tapu kütüğünden anlaşılamadığını, dava konusu taşınmazda 1954 yılından itibaren ...isimli şahsın zilyet olduğunu, bu şahsın nizalı yeri davacının babası olan ...’a haricen satarak zilyetliğini teslim ettiğini, ...’ın ölümünden itibaren davacının zilyetliğinde olduğunu, eklemeli zilyetliğin 55 yılı geçtiğini açıklayarak nizalı taşınmazın TMK'nun 713/2. maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, TMK'nun 713. maddesindeki koşulların davacı yararına gerçekleşmediğini ayrıca, son mirasçı olarak Hazinenin mülkünde olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Kendisine husumet yöneltilen Belediye Başkanlığı cevap vermemiş ve oturumlara katılmamıştır. Davalı olarak gösterilen kayıt maliki ... hakkında kimliği ve adresi belli olmadığından herhangi bir tebligat yapılmamıştır.
Mahkemece, zilyetlikle mülk edinme koşulları davacı yararına gerçekleşmediğinden ve TMK'nun 713/2. maddesindeki tescil için aranan yasal koşullar oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu 934 ada 22 nolu parsele ilişkin kadastro tutanağı onaylı sureti getirilmiştir. Tarla vasfıyla, 2750 m2 olarak, tam mülkiyet üzere, TC tabiyetli ... adına tespit görmüştür. Ayrıca, senetsizden 17.9.1954 tarihli harici satış senedi şerhi verilmiştir. Edinme sütununda taşınmazın eski sandık emini ... namına tespiti yapılarak komisyona sunulmuştur. Komisyon 29 Temmuz 1963 tarihinde tespit gibi tesciline karar vermiş, itiraz edilmemekle 24.12.1963 tarihinde kesinleşmiştir. Çap
kaydı halen adı geçen kişi üzerindedir. Davacı kendi murisine ait hasımsız veraset belgesini dosyaya sunmuştur. Mahallinde keşif yapılmıştır. 1979 doğumlu yerel bilirkişi nizalı taşınmazı iyi bildiğini, bu bölgede 10 yıldan beri bekçi olarak çalıştığını, taşınmazın eski sahibini bilmediğini, taşınmaz üzerindeki kavak ağaçlarının kendiliğinden çıktığını, bunlara yabani kavak dediklerini, eski sandık emini ...’i duymadığını, tanımadığını, yine ...’ı da duymadığını ve bilmediğini söylemiştir. Davacı tanıkları, bu yerdeki kavak ağaçlarını davalının talebi nedeniyle 20 yıl kadar önce kestiğini ve kavak ağaçlarının dallarını da davacı adına kestiklerini söylemişlerdir. Ziraatçi bilirkişi, taşınmazın bir kısmının boş, bir kısmında ise yabani kavak çeşidi olan kara kavak çeşidi ve bir tane ceviz ağacı bulunduğunu, bu kara kavak ağaçlarının parsele dikilmediğini, kesilen ağaçların köklerinden çıkan sürgünlerinin taban suyunun yüksek olması nedeniyle kendiliğinden büyüyerek kesinleştiğini, herhangi bir pullukla sürüm, çapalama, ot alma ve gübreleme, budama, ilaçlamanın yapılmadığını, zeminde yabani ot ve çalıların yetiştiğini, ağaçların kerestelik değil ancak odun olarak kullanılabileceğini rapor etmiştir. Fen ehli kroki ve raporunu dosyaya sunmuştur. Açıklanan olgular tarafların ve Mahkemenin bilgisi dahilindedir.
Uyuşmazlık TMK'nun 713/2. maddesindeki maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan sebebine dayalı aynı maddenin 1. maddesindeki zilyetlik koşullarının gerçekleştiğinden bahisle iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar kayıt malikinin ve 1954 tarihli harici satış senedini kadastro tutanağına sunan ilk zilyedin kim olduğunu bilmediklerini ve tanımadıklarını söylemiş iseler de, Dairenin yerleşmiş içtihatlarına göre bu beyanlar davacı lehine ispat koşulu olarak dikkate alınmamaktadır. Ancak, yerel bilirkişi ile tanık beyanı ve uzman ziraatçi raporuna göre, dava konusu taşınmazın bir kısmının boş olduğu, geri kalan kısmındaki kara kavak ağaçlarının kendiliğinden yetişen kerestelik değeri olmayan ancak odun olarak kullanılabilecek ağaç türü olduğu, zeminde yabani ot ve çalıların geliştiği, herhangi bir bakım, dikim ve ilaçlamanın yapılmadığı anlaşılmakla, TMK.nun 713/1. maddesindeki zilyetlikle mülk edinme koşulları da davacı yararına gerçekleşmediğine göre, Yerel Mahkemece red kararı verilmesi açıklanan nedenlerle isabetlidir. Bu sebeplerle usul ve yasaya uygun olan Mahalli Mahkeme kararının ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.