Yargıtay 15. Ceza Dairesi · E. 2012/1292 · K. 2013/89
Ceza Genel Kurulu 2012/15-1292 E. , 2013/89 K. "İçtihat Metni" İtirazname:2008/128839 Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi 3167 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık Y.A.'ün beraatına ilişkin, Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 04.02.2008 gün ve 293-8 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 22.11.2011 gün ve 6932-9544 ile; “Hüküm fıkrasında, Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolunun, ilgili sürenin başlangıcının ve başvuru şeklinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmediği anlaşıldığından, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelenmesinde; Hükme esas alınan Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/31 esas sayılı kararı ile sanığın borçlu olmadığının tespiti ile suça konu çeklerin iptaline karar verilmişse de; ibraz tarihinden önce ya da sonra açılan menfi tespit davası sonucu verilen hükümlerin, ancak katılana karşı açılmış davalar yönünden bağlayıcı olduğu, davanın tarafı olmayan iyi niyetli ve yasal hamil durumundaki katılanı bağlamayacağı gözetilerek, yargılamaya devam olunmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde hüküm tesisi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 27.12.2011 gün ve 128839 sayı ile; "...Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesi hükmünü 04.02.2008 tarihinde sanık müdafii ve katılan vekilinin yüzüne karşı vermiştir. Hükümde başvuru şekli ve yasa yolu açıkça gösterilmemiştir. Ayrıca temyiz süresinin başlangıcı olarak da tebliğ tarihi gösterilmiştir. Katılan vekili yüzüne karşı verilen hükmü temyiz süresi geçtikten sonra 13.02.2008 tarihinde temyiz etmiştir. Yüksek Yargıtay 15. Ceza Dairesi; başvurulacak kanun yolu, ilgili sürenin başlangıcı ve başvuru şeklinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde gösterilmemesi nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğunu kabul ederek temyiz incelemesini yapmıştır. Kanaatimizce hükmü temyiz eden katılan vekilinin avukat olması nedeniyle temyiz süresi, başvuru şekli ve kanun yolunu bilmesi gerekmektedir. Bu konulardaki eksiklik veya yanlışlıklardan avukatların yararlanmaması gerektiği düşünülmektedir. Zira 1136 sayılı Avukatlık Kanununun; 1/1, 2. madde fıkralarında, 'Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder' 2/1-2 madde-fıkralarında, 'Avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır. Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis eder', 57. maddesinde, 'Görev sırasında veya yaptığı görevden dolayı avukata karşı işlenen suçlar hakkında, bu suçların hakimlere karşı işlenmesine ilişkin hükümler uygulanır' hükümleri yer almaktadır. Bu hükümler uyarınca katılan vekili avukatın yapmış olduğu kamu hizmeti avukatlık mesleğinin gerektirdiği, yasal yükümlülük gereği temyiz başvurusunun şeklini, süresini ve kanun yolunu bilmesi gerekmektedir. ...Bu açıklamalar ışığında; katılan vekilinin yüzüne kaşı verilen hükmü, yasal süreden sonra 13.02.2008 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle; katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı CYY’nın 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CYUY’nun 310 ve 317. maddeleri uyarınca aptığı görevden dolayı avukata karşı işlenen suçlar hakkında, bu suçların hakimlere karşı işlenmesine ilişkin hükümler uygulanır' hükümleri yer almaktadır. Bu hükümler uyarınca katılan vekili avukatın yapmış olduğu kamu hizmeti avukatlık mesleğinin gerektirdiği, yasal yükümlülük gereği temyiz başvurusunun şeklini, süresini ve kanun yolunu bilmesi gerekmektedir. ...Bu açıklareddine karar verilmesi gerektiği" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. CMK'nun 6352 sayılı Kanunla değişik 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazını inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 17.09.2012 gün ve 12166-41399 sayı ile; itirazın yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.