İçtihatYargıtay19. Hukuk Dairesi
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi · E. 2012/13064 · K. 2013/8789
- Esas No
- 2012/13064
- Karar No
- 2013/8789
- Karar Tarihi
- 15.05.2013
Karar Metni
19. Hukuk Dairesi 2012/13064 E. , 2013/8789 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı (temlik alan) vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... Böke ile davalı (temlik alan) ... vek. Av. ... gelmiş, diğer davalı (temlik eden) tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine konu bonodaki imzanın sahte olduğunu, müvekilinin davalı lehtarı tanımadığını belirterek müvekkilinin takip konusu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, %45 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının savcılığa yaptığı suç duyurusu sonucunda bonodaki imzanın davacıya ait olduğu tespit edilerek takipsizlik kararı verildiğini, davacının borçlu olmadığını yazılı delille ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu ile dava konusu bonodaki el yazısı ile yazılmış isim ve altındaki imzanın davacı eli ürünü olduğu tespit edilmiş ise de, aynı raporda bononun düzenlendiği kağıt, bono metninin yazıldığı bölüm ve yazılış şekli itibariyle daha önce boş kağıda yazılmış ve atılmış isim ve imzadan yararlanılarak düzenlenmiş olabileceğinin kuvvetle muhtemel olduğunun belirtilmesi, bonoda malen kaydı bulunmayıp belli bir bedelin nakit olarak ödenmesine ilişkin olarak senedin düzenlendiği, senet lehtarı ...'nın savcılıkta ve poliste verdiği ifadelerde senet metnini talil ederek bonoyu sattığı mala karşılık olarak aldığını, davacıyı tanımadığını belirttiği, ticaretle uğraşan bir şahsın 460.000 Euro bedelli bono karşılığı alışveriş yaptığı kişiyi hiç tanımamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ispat külfetinin temlik edene geçtiği, temlik edenin iddiasını ispatlayacak bir delil sunmadığı, vergi müfettişi tarafından düzenlenen rapor ile de taraflar arasında dava konusu bononun düzenlenmesini gerektirecek herhangi bir ticari ve vergisel ilişkinin bulunmadığının tespit edildiği, dava konusu bononun davacı tarafça boş olarak bir kağıda yazılan isim ve altına atılan imzanın üstünün sonradan gerçeğe aykırı doldurulduğu kanaatine varıldığı, temlik edenin takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip ve dayanağı bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip konusu alacağın %40'ı oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temlik eden davalı ... dava konusu senette lehtar, davacı ise borçludur. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olup sahibi lehine alacağın varlığına karine teşkil eder. Senedi elinde bulunduran temlik eden lehtarın alacağın varlığını kanıtlama yükümlülüğü bulunmadığı gibi, sebebini açıklama yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Senet nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacı borçlunun, bu iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir.
Davacı yan dava dilekçesinde senetteki imzayı inkar etmiş, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile dava konusu senetteki imzanın davacı eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. İş bu tespit üzerine davacı yan imza inkarından vazgeçerek bu kez, açığa atılı imzasının bulunduğunu, böyle bir senet düzenlemediğini, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia etmiştir. Davalı yan ise davacının iddiasını genişletmesine muvafakat etmediğini bildirmiştir. Bir an için bu iddia geçerli kabul edilse dahi, bu durumda da imzası inkar edilmeyen senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispat külfeti davacı üzerindedir. Davacı bu iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlamalıdır. Dosyada yer alan vergi müfettiş raporunda temlik eden ...'nın ticari defterlerinde dava konusu senedi davacıdan almasını gerektiren ticari ve vergisel bir ilişkinin bulunmadığının tespit edilmesi, senedin defterlerinde kayıtlı olmadığının belirlenmesi davacı lehine, iddiasını ispat için yeterli yazılı delil olarak kabul edilemez.
Dava konusu senette ihdas nedeni düzenlenmemiştir. Temlik eden davalı ... temlik tarihinden önce C. Savcılığında alınan 12.01.2011 tarihli ifadesinde; akaryakıt toptancılığı yaptığını, davacıdan olan alacağına karşılık senedin davacı tarafından kargoyla kendisine gönderildiğini, davacıyı tanımadığını belirtmiş, temlik tarihinden sonra karakolda alınan 17.11.2011 tarihli ifadesinde ise, davacı ile arasında gerçekleşen ticari ilişki ve alışverişin belgesinin senet olduğunu belirtmiştir. Temlik edenin bu anlatımlarında açıkça davacıya mal sattığı belirtilmediğinden, temlik eden davalının senedin ihdas nedeninin malen olduğunu beyan ettiği sonucu çıkarılamayacaktır. Kaldı ki aksinin kabulü halinde dahi, dava konusu senette ihdas nedeni belirtilmediğinden temlik eden davalının senedin ihdas nedenini talil ettiği, böylece ispat külfetinin davalı üzerinde bulunduğu söylenemeyecektir.
Mahkemece alınan 04.01.2012 tarihli bilirkişi raporunda senedin boş olarak imzalanan belge üzerine sonradan doldurulduğuna ilişkin yapılan belirleme bilirkişi kanaatine yönelik olup teknik olarak yapılan incelemeye dayalı bir tespit değildir. Bu itibarla bu yöndeki kanaat delil niteliğinde değerlendirilemez.
Mahkemece bu yönler gözetilerek, dava konusu senet nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacının bu iddiasını ispata yönelik usulüne uygun delilleri sorularak, varsa bu delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat külfetinde yanılgıya düşülerek olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan temlik alan davalı ... yararına hükmedilen 990,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak temlik alan davalı ...'a verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.