İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2012/13235 · K. 2012/16814
- Esas No
- 2012/13235
- Karar No
- 2012/16814
- Karar Tarihi
- 13.11.2012
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2012/13235 E. , 2012/16814 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 16/09/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 12/04/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 13/11/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı adına gelen olmadı, karşı taraftan davalı vekili Avukat Yusuf Sayın geldi. Davacı vekili Avukat ...'nın mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Okundu, mazeret yerinde görülmedi. Açık duruşmaya devam olundu. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece haksız fiil tarihinden itibaren dava tarihine kadar 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından davalının dava konusu eylemleri nedeniyle hakaret, tehdit ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından mahkumiyetine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. BK.m.60/2 maddesi uyarınca, aynı zamanda suç niteliği taşıyan haksız eylem bakımından, ceza yasalarında ön görülen dava zamanaşımı süresi BK.m.60/1’de düzenlenen sürelerden daha uzun ise; ceza davası zamanaşımı süresinin göz önünde tutulması gerekir. Şu durumda, davaya konu eylemlerin suç niteliğinde olduğu, olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun 66. maddesinde öngörülen en kısa zamanaşımı süresinin de 8 yıl olduğu göz önüne alındığında uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.