İçtihatYargıtay20. Hukuk Dairesi
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi · E. 2012/13838 · K. 2013/3090
- Esas No
- 2012/13838
- Karar No
- 2013/3090
- Karar Tarihi
- 21.03.2013
Karar Metni
20. Hukuk Dairesi 2012/13838 E. , 2013/3090 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında .... Köyü 101 ada 356 parsel sayılı 16392.81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliğinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi gerektiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A) harfi ile gösterilen 11.041,67 m2 yüzölçümündeki bölümünün tesbit gibi davalı gerçek kişi; (B) harfi ile gösterilen 5.351,14 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise, çalılık niteliği ile davacı Hazine adına tapuya tesciline ilişkin 17.07.2008 tarihli kararın davacı Hazine tarafından temyizi üzerine,
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.12.2008 gün ve 17214-18675 sayılı kararı ile özetle "Aynı gün Dairede temyiz incelemesi yapılan, birbirine bitişik ya da yakın komşu olan ve tümü 1990 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman arazisi olarak sınırlandırılan taşınmaza komşu bulunan, dava konusu parsellerin bir kısmı vergi kayıtlarına, bir kısmı hem vergi kaydı hem sınırı yazılı olmayan vergi beyannamesine, bir kısmı da belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı kişiler adına tesbit edildiği, Hazine tarafından bu parsellerin tümü hakkında aynı iddia ile dava açıldığı, bir kısım parsellere uygulanan 1936 tarihli vergi kayıtlarının orman tahdit yönünü orman, çalılık, taşlık gibi değişebilir sınırlar okuduğu, mahkemece vergi kayıtlarının yüzölçümüne değer verilerek kayıt fazlasının ormandan açıldığı gerekçesiyle Hazine adına, kayıt miktarının da davalı kişiler adına tesciline karar verildiği, 1936 tarihli vergi kayıtları ile sınırları yazılı olmayan ancak yüzölçümü belirtilen 1977-1981 yıllarına ait emlak beyanname kayıtları uygulanan parsellere ait dava dosyalarında daha fazla yüzölçümlü emlak beyan kayıtlarına değer verilerek hüküm kurulduğu, tüm dosyalarda birbirine yakın olan parsellerde ormancı bilirkişiler tarafından düzenlenen ve kesinleşen orman kadastro haritaları ile kadastro paftalarının irtibatlı olmadığı, dava konusu taşınmazlar ormana bitişik olduğu halde, eski ve yeni tarihli memleket haritaları ile hava fotoğrafları uygulanıp bu belgelerde dava konusu parselin konumunun ve niteliğinin gösterilmediği, zilyetlik konusunda beyanda bulunan bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğunun bu resmî belgelerle denetlenmediği, kayıt miktar fazlası bulunan parsellerin bazılarında kayıt miktar fazlasının tarla niteliği ile bazılarında eylemli durum gözönünde bulundurulup, meşelik ya da ham toprak niteliği ile tescil edildiği, Hazinenin davasının kısmen kabul edildiği dosyalarda, kişilerin hiç bir dosyada temyizinin bulunmadığı, Hazine davasının tamamen ya da kısmen red edilen dosyaların tümümün Hazine tarafından temyiz edildiği, bu nedenlerle Hazine davasının kısmen kabulüne karar verilen ve davalı kişilerce temyiz edilmeyen bölümler yönünden Hazine yararına usûlü kazanılmış hak oluştuğu, ne varki, Hazine davasının kısmen ya da tamamen reddine karar verilen dosyalarda yapılan inceleme ve araştırmanın
hüküm vermeye yeterli olmadığı” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan davanın kısmen kabulüyle 101 ada 356 parselin (B) harfi ile gösterilen 5351,14 m2'lik kısmının meşelik niteliği ile, (D) harfi ile gösterilen 741,24 m2'lik kısmını orman vasfı ile Hazine adına, (C) ile gösterilen 10300 m2'lik kısmının tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; davacı Hazine tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.04.2011 gün 2010/15227 - 2011/3745 sayılı kararında özetle: "Mahkemece, bozma kararına uyulduğu halde bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Davalı yargılama sırasında 304 nolu vergi kaydını dayanmıştır ve dayanılan vergi kaydı 80 ar (8000m2) yüzölçümündedir ve taşınmazların sınırında eylemli orman bulunmaktadır ve vergi kaydı miktar fazlasının hudutta bulunan ormandan açıldığının ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığının kabulü ile çekişmeli taşınmazın kuzeyinde bulunan ve gerçek kişiler adına kayıtlı olan 354 parsel sabit sınır kabul edilerek vergi kayıt miktarı kadar yerin davalı adına miktar fazlasının orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken aksı düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 101 ada 356 parselin ( B, E ve D) harfleriyle gösterilen kısımların kadastro tutanağının iptali ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfı ile Hazine adına tesbit ve tesciline, (C) harfi ile gösterilen 8000 m²'lik kısmın aynı ada ve parsel altında aynı vasıfla tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından (C) kısmına yönelik temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede tesbit tarihinden önce 1990 yılında yapılan ve 14.12.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 21/03/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.