İçtihatYargıtay17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi · E. 2012/13892 · K. 2013/3440
- Esas No
- 2012/13892
- Karar No
- 2013/3440
- Karar Tarihi
- 14.03.2013
Karar Metni
17. Hukuk Dairesi 2012/13892 E. , 2013/3440 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacının maliki olduğu ve olay günü dava dışı ... tarafından kullanılan ve davalı ... tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan kamyonun, 30.06.2010 günü seyir halinde iken trafik ışıklarına geldiğinde önüne aniden bir başka aracın çıkması üzerine sigortalı araç sürücüsünün frene bastığını, aniden fren yapılması üzerine sigortalı aracın kasasında yüklü bulunan demirlerin bir kısmının yol üzerine döküldüğünü, yola doğru kayan demirlerin, sigortalı aracın bagaj kısmına zarar verdiğini, davalı ... şirketinin, yapılan kazanın ve hasarın teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle müvekkilinin uğradığı hasarı tazmin etmediğini, ancak sigorta genel şartlarında meydana gelen olayın teminat dışı hallerden olmadığının açık olduğunu belirterek 4.700,81 TL hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece,toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, “...30.06.2010 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davalı ... şirketine kasko sigortalı araçta oluşan hasarın kasko poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığı...” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Kasko Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindedir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/l maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması müsademesi devrilmesi düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan TTK.nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında somut olaya bakıldığında; davacının işleteni olduğu ve davalı ... tarafından Kasko Sigorta Sözleşmesi ile sigortalanan kamyonet, 30.06.2010 tarihinde yolda seyir halinde iken trafik ışıklarına geldiğinde önüne aniden bir başka aracın çıkması üzerine sürücüsünün sert fren yapması sonucu sigortalı aracın kasasında yüklü bulunan demirlerin bir kısmının kamyonetin tavanını aşarak yola döküldüğü ve yükün yola doğru kayarken sigortalı aracın tavanına zarar verdiği anlaşılmaktadır.
Davacıya ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve araçtaki hasarın poliçe yürürlük süresi içinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık; gerçekleşen rizikonun dolayısıyla hasarın teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; sigortalı aracın sürücüsünün ani fren yapması sonucu meydana gelen hasarın, hatalı yükleme ve veya taşıma haddinden fazla yük taşımasından kaynaklanmış olduğu, bunun da genel şartlara göre teminat dışında kaldığı, yükün düşmesinin nedeninin hatalı yükleme olduğu, davacıya ait kamyonda sert fren yapılmasıyla taşınan yükün kayması ve dökülmesi ile meydana gelen hasarın kasko poliçesi genel şartlarında belirlenen
harici bir etki sonucunda kasko sigortası kapsamında gerçekleşmediğinden hasar bedelinin sigorta şirketinden talep edilemeyeceği..." yönünde görüş belirtilmiştir. Mahkemece bu bilirkişi raporuna göre "..30.06.2010 tarihinde meydana gelen kaza sonucu davalı ... şirketine kasko sigortalı araçta oluşan hasarın kasko poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığı..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında alınan bu bilirkişi raporundaki görüş ve değerlendirmeler benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, sigortalı araçta bir hasarın oluştuğu sabittir. Rizikonun gerçekleşme şekline göre de dava konusu hasarın kasko teminat kapsamında kaldığı kabul edilmelidir. Kaldı ki hatalı yükleme yapıldığı iddiası da ispatlanamamıştır.
O halde; dava konusu edilen riziko ve hasar, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A/l maddesine göre poliçe teminat kapsamı içinde kalmaktadır. Şu durumda mahkemece, davalı ... şirketinin araçta oluşan gerçek zarardan sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.