İçtihatYargıtay17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi · E. 2012/14249 · K. 2013/3648
- Esas No
- 2012/14249
- Karar No
- 2013/3648
- Karar Tarihi
- 19.03.2013
Karar Metni
17. Hukuk Dairesi 2012/14249 E. , 2013/3648 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı olduğunu, araç Davalı ... sevk ve idaresindeyken gerçekleşen tek taraflı kazada aracın hasarlandığını ileri sürerek 8.399 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, kaza anında sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu, bu nedenle hasarın teminat kapsamında olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde, kaza anında alkollü olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 8.399,40 TL maddi tazminatın davalı ...'ten dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı ...'ün yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü
yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 449,01 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına 19.03.2013 gününde üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta;
Davacının sigorta ettireni, davalı ... Sigorta AŞ'nin de kasko sigortacısı olduğu ... plakalı aracın diğer davalı ... sevk ve yönetiminde iken 21 07.2010 tarihinde saat 06.30'da geçirdiği tek taraflı maddi hasarlı kaza sonucu, hasar bedelinin tazmini istemi ile dava açılmış,
Davalı sigorta şirketi vekili, kaza esnasında davalı sürücünün alkollü olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuş,
Yargılama sonucunda mahkemece "davalı ... aleyhindeki davanın kabulüne, davalı ... Sigorta AŞ hakkındaki davanın reddine" karar verilmiş,
Kararın davacı ile davalı ... tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Davacının temyiz itirazının reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
Dosya içeriğinden;
Davalı ...'ün 21.07.2010 tarihinde saat 06.30'da diğer davalıya kasko sigortalı araçla seyir halinde iken kendi ifadesine göre başka bir aracın sıkıştırması sonucu maddi hasarlı kazanın meydana geldiği, davalının ilgili zabıtaya ihbarı üzerine olay yerine gelen görevlilerce trafik kaza tutanağı düzenlendiği, saat 08.18'de davalı ...'ın alkol ölçümünün yapıldığı, davalının ölçüm sonucu 0.40 promil alkollü çıkması üzerine ölçüme itiraz ettiği ve Adli Tıp Kurumuna sevkini istediği, davalının sevk edildiği Adli Tıp Ankara Grup Müdürlüğünde saat 10.36'da alınan kan örneğinde Kimya İhtisas Dairesinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda, davalının kanında alkole rastlanmadığının mütalaa edildiği, Adli Tıp Raporuna göre davalının zabıtaca el konulan sürücü belgesinin kendisine iade edildiği anlaşılmaktadır.
Sorun; rizikonun gerçekleştiği esnada davalı sürücünün alkollü olup olmadığına ilişkindir.
Yerel mahkeme, davalının zabıtaca saat 08.18'de yapılan ölçümde 40 promil alkollü olduğu, bu oranın olay esnasında 68.9 promile tekabül ettiği, olay yeri şartları değerlendirildiğinde kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleştiği, bu halin Kasko Poliçesi Genel Şartlarına göre teminat dışında kaldığı gerekçesiyle sigorta şirketi aleyhindeki davayı reddetmiştir.
Oysa riziko 21.07.2010 günü saat 06.30'da davalı işe giderken gerçekleşmiştir.
Davalı alkollü olmadığını ısrarla savunmaktadır.
Kaza sonrası keyfiyet davalı tarafından derhal ilgili zabıtaya bildirilmiş, zabıta olay mahallinde tutanak düzenlemiş, davalının 08.18'de yapılan alkol ölçümünde 40 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.
Davalı sürücü alkol almadığı itirazı ile Adli Tıp Kurumuna sevkini istemesi üzerine zabıtaca Ankara Adli Tıp Kurumuna sevk edilen davalının kanında yapılan alkol muayenesinde alkole rastlanmadığı bildirilmiş bu rapor üzerine de davalının sürücü belgesi zabıtaca iade edilmiştir.
Rizikonun gerçekleşme saatine, davalı sürücünün kazayı kendisinin zabıtaya ihbar etmesine, kaza tutanağının düzenlenmesi sırasında davalının hazır bulunmasına, zabıtaca yapılan alkol ölçümüne davalının itiraz ederek Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesine, usulüne uygun yapılan alkol muayenesi sonucu davalının kanında alkole rastlanmadığının mütalaa edilmesine, zabıtaca da davalının alkolsüz olduğu kabul edilerek sürücü belgesinin kendisine iade edilmiş bulunmasına göre rizikonun gerçekleştiği anda davalı sürücüyü alkollü kabul etmek mümkün değildir.
Davalı sürücünün kaza esnasında alkollü olduğu hususu ispat külfeti kendisine düşen davalı sigortaca yeterli ve inandırıcı delillerle ispat edilememiştir.
Bu halde davalı sigorta şirketi yönünden de davanın kabulüne karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken davacının temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme kararını onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Karşı Oy
...