İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2012/14261 · K. 2013/12313
- Esas No
- 2012/14261
- Karar No
- 2013/12313
- Karar Tarihi
- 26.06.2013
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2012/14261 E. , 2013/12313 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Atabay Tarım Veteriner İlaçları San. ve Tic. A.Ş. aleyhine 12/07/2010 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkar tazminatı istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/07/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, Organize Sanayi Bölgesi alt yapı katılım aidatının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, sanayi bölgesi içinde taşınmaz sahibi olan davalının, sorumlu olduğu 2009 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait alt yapı katılım paylarının ödetilmesi amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazda bulunduğunu belirterek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı ise, imar planlarının kesinleşmeden ve hizmetleri sunulmadan alt yapı aidatlarının istenemiyeceğini belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece; imar planlarının kesinleşmesi nedeniyle geçmişe yönelik alt yapı katılım paylarının istenebileceği, bu paylara ilişkin davacı tarafından davalıya gönderilen faturaların ödenmediği, takip tarihinden önce temerrüt gerçekleşmediği gerekçesi alt yapı katılım aidatı ile bu aidat üzerinden hesaplanan %40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının katılımcı olup olmadığı, imar planlarının hangi tarihte kesinleştiği ve buna bağlı olarak altyapı katılım aidatlarından sorumlu tutulup tutulmayacağına ilişkindir.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası'nın 4. maddesi uyarınca OSB’lerin yer seçiminin kesinleşmesinden sonra OSB sınırları içinde yapılacak mevzi imar ve parsel planları ile bunların değişiklikleri, OSB tarafından yönetmeliğe uygun olarak hazırlanır ve Bakanlığın onayına sunularak, İl İdare Kurulu Kararı ile yürürlüğe girer. Yürürlüğe giren mevzi imar planına göre arazi kullanımı, yapı ve tesislerin projelendirilmesi, inşası ve kullanımıyla ilgili izin belgeleri ve izinler ile işyeri açma ve çalışma izin belgeleri OSB tarafından verilir ve denetlenir. Anılan Yasa'nın 20. maddesi uyarınca; OSB’lerin ihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi alt yapı ve genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardan satın alarak dağıtım ve satışını yapma, üretim tesisleri kurma ve işletme hakkı sadece OSB’nin yetki ve sorumluluğundadır. OSB’de yer alan kuruluşlar, alt yapı gereksinmelerini OSB’nin tesislerinden karşılamak zorundadır. OSB’nin izni olmaksızın alt yapı gereksinimleri başka bir yerden karşılanamaz ve bu amaçla tek başına tesis kurulamaz.
Bu kuruluşlar kendilerine özgülenen alt yapı kullanma hakkını başka kuruluşlara deviredemezler, geçiremezler (temlik edemezler) ve başkalarının yararlanmasına özgüleyemezler.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası'na göre altyapı aidatı katılımcıların ödemek zorunda oldukları altyapı hizmetlerinin; yol, su, elektrik, doğalgaz, iletişim, kanalizasyon, arıtma ve benzeri gibi ortak tesislerin yapımı ve işletilmesinin karşılığıdır.
Altyapı hizmetlerinin karşılığı olarak ödenmesi gereken altyapı katılım paylarının belirlenebilmesi için de, Yasa'nın 4. maddesinde açıklandığı biçimde mevzi imar ve parsel planları ile değişikliklerinin yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış ve kesinleşmiş olması gerekmektedir. İmar ve parsel planları kesinleşmeden, katılımcıların altyapı aidatlarından sorumlu tutulmalarına olanak yoktur.
Bu bağlamda katılımcı sıfatının da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası'nın Tanımlar ve Kısaltmalar başlıklı 3. maddesinde organize sanayi bölgelerinde parsel özgülemesi veya satışı yapılmış gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanan katılımcı; 10.11.2008 gününde yürürlüğe giren 23.10.2008 gün ve 5807 sayılı Yasa ile değişik 3. maddede, OSB’lerde, bir işletmenin kurulması için parsel özgülemesi veya satışı yapılanlar ile sahibi bulunduğu parselde üretimde bulunan veya bulunmayı taahhüt eden ve bu Yasa'nın amacına uygun iş gören gerçek ve tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası'nda yapılan bu değişikliğe göre, OSB’lerin kuruluşu aşamasında kendilerine parsel özgülemesi ya da satışı yapılmayanların katılımcı durumunda olmadıkları, sahibi oldukları parselde üretimde bulunan ve Yasa'nın amacına uygun iş yapan gerçek ve tüzel kişilerin de katılımcı tanımına ilişkin değişikliğin yürürlüğe girdiği 10.11.2008 gününden itibaren katılımcı durumuna geldikleri açıktır.
Dava konusu alt yapı katılım aidatları 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası'nın 3. maddesindeki katılımcı tanımına ilişkin değişikliğin yürürlüğe girdiği 10.11.2008 gününden sonrasına ait ise de; davalının sorumluluğu için yine alt yapı katılım aidatlarının imar planlarının kesinleşmesinden sonraki döneme ait olması gerekir. Mahkemenin gerekçeli kararında ve dosyadaki bilgi ve belgelerden imar planlarının hangi tarihte kesinleştiği belli değildir. İmar planlarının kesinleşme tarihi tespit edilmeli, dava konusu alt yapı katılım aidatlarının kesinleşme tarihinden sonraki döneme ait olması halinde, davalı alt yapı katılım aidatı ve istenen aidat miktarı üzerinden %40 icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalı, aksi halde davalının bu kalem alacaktan ve icra inkar tazminatından sorumlu tutulmaması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden yazılı gerekçe ile alt yapı katılım aidatları ve buna ilişkin icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.