İçtihatYargıtay14. Ceza Dairesi
Yargıtay 14. Ceza Dairesi · E. 2012/14690 · K. 2013/1650
- Esas No
- 2012/14690
- Karar No
- 2013/1650
- Karar Tarihi
- 21.02.2013
Karar Metni
(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/14690 E. , 2013/1650 K.
"İçtihat Metni"
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.06.2012 gün ve 2009/103 Esas, 2012/73 Karar sayılı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel suçu yönünden re'sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurun, tüm aşamalarda 30.09.2008 tarihinde sanığın kendisini umumi tuvalete götürerek burada cinsel organını poposuna soktuğuna ve canının yandığına ilişkin beyanlarına karşın, 02.10.2008 tarihinde ... Devlet Hastanesinin ve aynı tarihli ... Devlet Hastanesi genel cerrahi uzmanınca düzenlenen raporlarında mağdurda fiili livata bulgularına rastlanılmadığının belirtilmesi, mağdura ait elbiselerde bulunan vücut sıvısı ve kan örnekleri üzerinde yapılan kriminal incelemede mağdur ve sanıktan başka bir şahsa ait DNA örneklerinin bulunması, mağdurun babası olan katılan ...'in kolluk beyanında komşularından oğlunun okulla ilgisi olmayan arkadaşlarının olduğunu öğrenmesi üzerine oğluna bu durumu sorduğunda oğlunun kendisine olayı anlattığını, savcılıkta alınan beyanında olayı ... ve ... isimli arkadaşlarından öğrendiğini, duruşmada ise olayı eşinden öğrendiğine ilişkin aşamalarda çelişen beyanları, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 21.09.2011 tarihli raporunda mağdurda hafif-orta derecede mental retardasyon denilen akıl hastalığının tespit edildiğinin ve vermiş olduğu ifadelere ancak ana hatları ile kuvvetli delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceğinin belirtilmesi, tanık beyanları ve tüm dosya içeriğine göre; sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkûmiyetine yeter şüpheden öte kesin ve inandırıcı her hangi bir kanıt elde edilememesi karşısında sanığın atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel suçu yönünden re'sen de temyize tabi hükümlerin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi
gözetilerek CMUK.nm 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ve hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin mahalline en seri biçimde bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, 21.02.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy
Tüm dosya kapsamı doğrultusunda sanığa isnat edilen her iki suçun subuta erdiği, mahal mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarının usul ve kanuna uygun olup onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, dosya kapsamıyla uyuşmadığını düşündüğümüz gerekçelerle sanığın beraatine karar verilmesi görüşüyle mahkûmiyet kararlarının bozulmasına ve sanığın tahliyesine karar veren sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.