İçtihatYargıtay6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2012/14837 · K. 2013/8154
- Esas No
- 2012/14837
- Karar No
- 2013/8154
- Karar Tarihi
- 08.05.2013
Karar Metni
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/14837 E. , 2013/8154 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, eşler arasında ziynet ve çeyiz eşyasından kaynaklanan alacak davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemelerce verilecek her türlü kararların gerekçeli olması TC Anayasası'nın 141.maddesi gereğidir. Mahkeme hükmünün gerekçesinde nelerin bulunması gerektiği HMK.nun 297.maddesi hükmünde gösterilmiştir. Bu hükme göre delillerin tartışılması, red ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen olaylar ile bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin kararda gösterilmesi zorunludur. Ayrıca gerekçe ile hüküm fıkrasının birbiri ile çelişki yaratmaması gerekir.
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 2010 yılında boşandıklarını, dava tarihinden 2,5 sene önce, davalı ve ailesi tarafından davacının istenmeyerek, baba evine bırakıldığını, dilekçesinde belirttiği takıların düğün gecesi elinde alındığını, çeyiz eşyalarının ise müşterek hanede kaldığını belirterek, mümkünse aynen iadesini, değilse bedelinin ödenmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve beyanlarında, davacının müşterek haneyi kendisinin terk ettiğini, düğünde davacıya takılan takıların davacıda olduğunun düğünün ertesinde çekilen fotoğraflarda sabit olduğunu, çeyiz eşyalarının ise belirtilen kadar olmadığını, davacının, cevap dilekçelerinde belirttikleri eşyaları çeyiz olarak getirdiğini, kabul ettikleri eşyaları da teslime hazır olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taraf tanıkları dinlemiş, düğüne ilişkin görüntüler üzerinden takıların tespitine yönelik rapor karşısında takıların sayısı yönünden davacının beyanlarına itibar edilmediği belirtilmiştir. Ancak, ziynet eşyalarının davalıda kalıp kalmadığı, kaldı ise ne şekilde kaldığının kabul edildiği, davacının getirdiğini iddia ettiği çeyiz eşyalarını hangi delillerle ispatladığı kararda tartışılmadan “tarafların boşandıkları, davacıya, davalılar tarafından 5 adet bilezik yine hediye olarak takılan 5 adet bilezik, 2 adet yarım altın ve 17 adet çeyrek altının alınıp davacıya teslim edildiği, ancak daha sonra bu bileziklerden 2 adet bileziğin odun kömür parası için bozdurulduğu, ayrıca davacının baba evinden getirdiği eşyalarında davalıda kaldığı anlaşılmakla nizalı eşyaların ve altınların aynen, aynen olmadığı takdirde bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp ./..
davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.” denilmiştir. Kararda taraf delilleri tartışılmamış, hangi delillerin red ve üstün tutulduğu belirtilmemiştir. Ayrıca mahkemece, takıların “davacıya teslim edildiği daha sonra bu bileziklerden 2 adet bileziğin odun kömür parası için bozdurulduğu” denilerek takıların davacıya teslim edildiğini kabul edilmesine rağmen, hükümde davacıya takıldığı kabul edilen tüm takılar yönünden aynen iadesine mümkün olmaması halinde bedelinin ödenmesine karar verilmesi karşısında, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye düşülmüştür.
Öte yandan, davacı dilekçesinde getirdiği çeyiz eşyalarını belirtmiş, davalı, davacının getirdiğini belirttiği eşyaların tamamının getirmediğini belirterek itiraz etmiş, davacının getirdiğini kabul ettiği çeyiz eşyalarını dilekçesinde belirtmiştir. Mahkemece, dinlenen tanıkların, getirilen çeyiz eşyalarına yönelik ayrıntılı beyanları alınmadan, davacı tarafından talep edilen tüm çeyiz eşyalarının aynen iadesi mümkün olmaması halinde bilirkişi tarafından tespit edilen bedellerinin ödenmesine karar verilmiştir. Davacının getirdiğini beyan ettiği çeyiz eşyalarının tamamı davalı tarafından kabul edilmemiştir.
Bu durumda davacı getirdiğini iddia ettiği ihtilaflı çeyiz eşyalarının varlığını kanıtlamak zorundadır. Davacıdan alınan çeyiz eşyalarına ilişkin delilleri sorularak, gerektiğinde dava dilekçesinde belirtilen çeyiz eşyalarının tamamının alınıp alınmadığına ilişkin tanıkları yeniden dinlenerek, tamamının alındığı ispatlanamaması halinde, dava dilekçesinde yemin deliline de dayandığından, ispatlanamayan çeyiz eşyalarına yönelik yemin teklif etme hakkı da hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının beyan ettiği tüm çeyiz eşyalarının olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.