İçtihatYargıtay6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2012/17359 · K. 2013/9297
- Esas No
- 2012/17359
- Karar No
- 2013/9297
- Karar Tarihi
- 28.05.2013
Karar Metni
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/17359 E. , 2013/9297 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 27.000 TL kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece 6100 Sayılı HMK'nun 119 / son maddesi hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda kiracı iken mahkeme kararı ve icra marifeti ile tahliye edildiğini, ancak halen aylık 3.000 TL'den Haziran 2010- Şubat 2011 arası aylar kirası 27.000 TL borcunun bulunduğunu belirterek, 24.02.2012 tarihinde açmış olduğu dava ile 27.000 TL kira alacağının ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Dava dilekçesinde davalının adresi, kimlik numarası da yazılarak ... Mahallesi ... Sokak No: 2 / 2 olarak bildirilmiş, ancak bu adrese çıkarılan dava dilekçesi ekli davetiye davalının adresten ayrılmış olması nedeniyle tebliğ edilememiştir. Bunun üzerine mahkemece, davacı vekiline davetiye çıkarılarak 6100 Sayılı HMK'nun 119 / 2. maddesi gereğince davalının adresinin bir haftalık kesin süre içinde bildirilmesi istenmiştir. Bu konudaki davetiye davacı vekiline 22.05.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili de, 23.05.2012 tarihli dilekçesi ile ellerinde dava dilekçesinde yazılı adresten başka davalının adresine ilişkin bir bilgi olmadığını bildirmiştir. Mahkeme bu durum karşısında 6100 Sayılı HMK'nun 119 / son maddesi hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Anılan yasal düzenleme mülga 1086 Sayılı HMUK'nun 179. maddesine karşılık gelmekte olup, maddede dava dilekçesinde bulunması gereken unsurların gösterilmesinin yanı sıra, davanın açılması sırasında, gerekli bilgilerin tamamlanarak usul ekonomisine uygun şekilde davanın makul bir sürede sonuçlandırılması amaçlanmıştır. Bu bağlamda, davacı da dava dilekçesinde davalının adresini ve kimlik numarasını bildirmiştir. Bu şekilde yasal gereklilik yerine getirildiği gibi, bildirilen adreste davalıya tebligat yapılamaması üzerine eldeki bilgi ve verilere göre davalının adresinin araştırılıp tespit edilmesi davacının görevi olmaktan çıkmıştır. Nitekim mahkemenin gerekçeli kararı ve davacının temyiz dilekçesi de, davalının adres kayıt sistemindeki ... Mahallesi, ... Cad. No: ..., İç Kapı No: ... ... ... adresinde davalıya tebliğ edilmiştir.
Davalının bildirilen kimlik numarasından adres kayıt sistemindeki adresine ulaşmak mümkün olup, bu adrese yapılacak tebligatla taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam edilmesinin olanaklı olmasına karşın, usulüne uygun olarak açılan davada yazılı şekilde davacının davalının adresini bildirmediğinden söz edilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.