İçtihatYargıtay21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi · E. 2012/19248 · K. 2013/22586
- Esas No
- 2012/19248
- Karar No
- 2013/22586
- Karar Tarihi
- 03.12.2013
Karar Metni
21. Hukuk Dairesi 2012/19248 E. , 2013/22586 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/01/1985 tarihinden itibaren SSK ile çakışmayan dönemlerde zorunlu veya isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı; 01.01.1985 tarihinden itibaren, 506 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetleri ile çakışmayan dönemlerde, 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu veya isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 24.03.1986 varide tarihli bildirge ile 01.01.1985 tarihi itibari ile tescil edildiği, davacının 01.01.1985 – 11.12.1987 tarihleri arasında ve 05.11.2003 tarihinden beri devam eden vergi kaydı, 25.04.1985 tarihinden beri devam eden oda kaydı ve 24.01.1985 tarihinden beri devam eden sicil kaydı bulunduğu, davacının hizmet cetvelinden; 01.06.1999 – 30.06.1999, 13.03.2002 – 13.11.2002 ve 10.05.2004 – 04.07.2008 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmalarının bulunduğu, davacının 25.06.2006 tarihli dilekçe ile 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının vergi kaydına göre düzenlenmesini talep ettiği, bu nedenle de davalı Kurum tarafından davacının; 01.01.1985 – 11.12.1987 ve 05.11.2003 – 12.04.2011 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur'luluk statüsünün ortaya konması gerekir. 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı
için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Somut olayda; davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki kayıt ve tescil işlemi 01.01.1985 tarihi itibariyle vergi kaydına dayalı olarak yapılmış olup vergi kaydı 11.12.1987 tarihinde bitmekte ise de bu tarihte yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesine göre zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterlidir. Kurumun ilk kayıt ve tescil işlemini vergi kaydına dayalı olarak yapması sigortalının anılan tarihte sicil kaydına göre de tescil edilebileceğine dair yasal gerçekliği ortadan kaldırmayacağı için sicil kaydının devamı süresince sigortalılık koşullarının da devam ettiği kabul edilmelidir.
Davacının, vergi kaydı 01.01.1985 – 31.12.1987 tarihleri arası ile sınırlı ise de 24.01.1985 tarihinden beri devam eden sicil kaydının ve 25.04.1985 tarihinden beri devam eden oda kaydının bulunduğu, vergi kaydı sona ermekle birlikte devam eden sicil ve oda kaydının sigortalılık koşullarının devamına imkan sağladığı anlaşılmakla; davacının 11.12.1987 – 05.11.2003 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa'ya tabi hizmetleri dışında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.