İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2012/2140 · K. 2012/3540
- Esas No
- 2012/2140
- Karar No
- 2012/3540
- Karar Tarihi
- 09.03.2012
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2012/2140 E. , 2012/3540 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Pendik 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/11/2009 tarih ve 2009/200-2009/2548 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankanın Pendik Şubesi'nde mevduat hesabının bulunduğunu, hesabından 3.570,00 TL'nin havale talimatı ve muvafakatinin olmamasına rağmen internet üzerinden Kastamonu Şubesi'ndeki hesabına virman yapıldığını, buradan da tanımadığı, hukuki veya ticari hiç bir ilişkisinin olmadığı üçüncü bir kişinin Akbank Harbiye Şubesi'ndeki hesabına EFT yapılmış olduğunu, bu işlemlerin bilgisi dışında gerçekleştiğini, gerekli tedbirleri almayan bankanın kusurlu bulduğunu ileri sürerek, 3.570,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmanın Tüketici Mahkemesi'nin görevinde bulunduğunu ve yetkili mahkemenin de İstanbul Mahkemeleri olduğunu savunarak, davanın görev, yetki, husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce eksik inceleme gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, gerekli önlemlerinin davalı banka tarafından alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.570,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 196,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09/03/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, davacının şifresinin üçüncü kişilerce kullanılmak suretiyle davalı banka şubesinde mevcut hesabından yapılan havale yoluyla gerçekleşen zararın davalı bankadan tahsiline yöneliktir.
Dairemizin eksik inceleme ve araştırmaya yönelik bozma ilamına uyan mahkemece dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, zarara yol açan dolandırıcılık eyleminin bizzat davacının bilgisayarından elde olunan ve saklamakla yükümlü olduğu kişisel bilgileri kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiği, bir başka söyleyişle davalı bankanın, kullanıcının bilgisayarına değin sistem için gerekli tüm önlemleri almış olduğu, davacının kişisel bilgilerinin ele geçirilmesinde kusurlu olmadığı anlaşılmıştır. Yine uyulan bozma ilamında da vurgulandığı üzere, taraflar arasındaki sözleşmede de davacının kişisel bilgilerini korumak, üçüncü kişilerin eline geçmesini engellemek konusunda taahhütte bulunduğu açıktır ve bu durum bilirkişi raporunda da vurgulanmıştır. Bu durumda, davacının kişisel bilgilerinin başkalarınca öğrenilmesinde kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Söz konusu kişisel bilgilerin suç teşkil eden bir eylemle elde edilmiş olması sonuca etkili olmayıp ortaya çıkan zararlı sonuçta davacı kişisel bilgilerini saklamakta yeterli özeni göstermemesi nedeniyle, davalı banka ise kusurlu da olsa bilgisayar güvenliğini sağlamakta yetersiz kalan mudilerinin olabileceği gerçeğinden hareketle, kullanıcılar için ek güvenlik önlemlerini almamış olmaktan ötürü kusurlu sayılmalıdır. Tarafların söz konusu kusur durumunun oransal olarak karar yerinde tartışılıp sonucuna göre davacının davalıdan talep edebileceği meblağın belirlenmesi gerekirken, uyulan bozma ilamına rağmen davanın tümüyle kabulüne karar verilmiş olması yerinde olmamıştır. Bu nedenlerle Dairemiz çoğunluğunun kararın onanmasına ilişen görüşüne katılamıyorum.