İçtihatYargıtay1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2012/2173 · K. 2012/5426
- Esas No
- 2012/2173
- Karar No
- 2012/5426
- Karar Tarihi
- 09.05.2012
Karar Metni
1. Hukuk Dairesi 2012/2173 E. , 2012/5426 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : EDREMİT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/06/2011
Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan tapu iptali ve terkin davasının yapılan yargılamasında mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı Hazine tarafından süresinde temyizi üzerine dosya incelendi Tetkik Hakimi 'ının raporu okundu açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, tapu iptal ve taşınmazın sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkin olup, önceden yerel mahkemece 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasa hükümleri uyarınca hak düşürücü süreden dolayı davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairece, tarafların haklılık durumları araştırılarak sonucuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gereğine değinilerek bozulmuş, bozma ilamına uyulduktan sonra davanın hak düşürücü süreden reddi ile 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesiyle 3402 Sayılı Yasanın 36. maddesi hükmüne bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmüne göre yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına kara verilmiştir.
Gerçekten de işin esası bakımından 5841 Sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde davanın hak düşürücü süreden reddedilmiş olması doğrudur. Ancak anılan yasa Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih 2009/31 E. 2011/77 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş 23.07.2011 tarihinde Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Öyle ise, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden bu durum karşısında 5841 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca davanın reddine ilişkin olarak kurulan hükmün, verildiği tarih itibarıyla doğru olduğu düşünülse de, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra meydana gelen değişiklik karşısında doğru olduğu söylenemez.
Bu durum karşısında işin esasının 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı birliştirme Kararına göre belirlenen veya belirlenecek olan kıyı kenar çizgisine göre çözüme kavuşturulacağı açıktır.
Diğer taraftan, dosya içinde bulunan Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin 1955/406-68 Esas/Karar sayılı dava dosyası ile çekişmeli taşınmazın kadastro tespitine dayanak tapu kaydı arasındaki bağlantının araştırılması, tespitin dayanağı tapu kaydının tescil ilamı ile tapu oluştuğunun belirlenmesi halinde, öncelikle tescil ilamının TMK'nun 719. ve 3402 Sayılı Yasanın 20. maddesi hükmü uyarınca kapsamının saptanması ve belirlenen durumun krokiye yansıtılması, kayıt kapsamının veya bir bölümünün kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kaldığının anlaşılması halinde kararın tarafı olan Hazineyi bağlayacağının düşünülmesi ve ondan sonra bir karar verilmesi için karar bozulmalıdır.
Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 9.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.