İçtihatYargıtay2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2012/22840 · K. 2013/20876
- Esas No
- 2012/22840
- Karar No
- 2013/20876
- Karar Tarihi
- 16.09.2013
Karar Metni
2. Hukuk Dairesi 2012/22840 E. , 2013/20876 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.09.2013 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... Akçam ile vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 990 TL. vekalet ücretinin duruşmalı temyiz eden ....alınıp ....e verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50'şer TL. temyiz başvuru harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.16.09.2013 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece davacı-davalı koca kusurlu, davalı-davacı kadın ise kusursuz bulunarak kocanın davasının reddine, kadının davasının kabulüyle tarafların boşanmasına, kadın lehine 50.000 TL. maddi tazminat ve 750 TL. yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir.
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden kadının; evlilik birliği içerisinde başkalarının yanında eşinin yüzüne tükürdüğü, eşine kız kardeşini kasdederek “ o..pu kız kardeşine söyle senin diğer ihtiyaçlarını da karşılasın” dediği ve evlilik birliği kurulduğu sıradaki hayat tarzını, diğer taraf için katlanması beklenmeyecek şekilde değiştirdiği, bu duruma katlanamayan kocanın da 2008 yılında müşterek evi terkettiği ancak eşinin ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamaya devam ettiği anlaşılmıştır. Evlilik birliği süreklilik arzeden bir ilişkidir. Taraflardan birinin boşanmayı gerektirecek kusurlu bir davranışı gerçekleşir gerçekleşmez diğer eşten hemen müşterek evden ayrılmasını ve boşanma davası açmasını beklemek doğru değildir. Bu eşin müşterek evden ayrılmaması ve boşanma davası açmaması diğer eşin bu kusurlu davranışlarını tam olarak affettiği veya hoşgörüyle karşıladığı anlamına gelmez. Somut olayda koca eşinin bu davranışlarına karşı uzun süre sabretmiş, katlanılamayacak boyuta geldiğinde ise müşterek evi terketmiştir. Bu durumda evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına kocanın değil, kadının sebep olduğunu kabul etmek gerekir. Hal böyleyken evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kocanın tam kusurlu, kadının ise kusursuz olduğu kabul edilerek bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak kocanın davasının reddi, kadının davasının kabulü ile kadın lehine maddi tazminat ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin doğru olmadığı kanaatindeyiz. Ne var ki; koca kendi davasının reddini, kadının davasının kabulünü ve kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesini temyiz etmemiştir.
Bu sebeple temyizle bağlı kalınarak davacı-davalı kocanın temyiz talebinin kabulü ile hükmün kusur belirlemesi ve davalı-davacı kadın lehine hükmedilen maddi tazminat yönünden bozulması, diğer yönlerden onanması gerektiğini düşündüğümüz için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.