İçtihatYargıtay6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2012/25512 · K. 2013/3107
- Esas No
- 2012/25512
- Karar No
- 2013/3107
- Karar Tarihi
- 25.02.2013
Karar Metni
6. Ceza Dairesi 2012/25512 E. , 2013/3107 K.
"İçtihat Metni"
Yağma suçundan sanıklar ... ve ... haklarında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin İZMİR 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08/11/2006 tarih, 2004/408 Esas ve 2006/481 sayılı kararı ile hükmün sanıklar savunmanlarının temyizi üzerine Dairemizin 20/02/2012 gün 2007/13875 Esas 2012/2501 karar sayılı ilamı ile Düzeltilerek onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/12/2012 gün ve 2012/288651 sayılı yazısı ile itiraz kanun yoluna başvurması üzerine; dosyanın Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi 08.11.2006 tarih, 2004/408 Esas ve 2006/481 sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...’ın 5237 sayılı Yasanın 149/1-a-c ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir.
09.05.2007 gün 2007/87855 nolu tebliğname ise onama istemlidir.
Dairemiz 20.02.2012 gün 2007/13875 Esas -2012/2501 sayılı ilamında:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum oldukları hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmiş olması,
2- Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nın 326/2. maddesine aykırı biçimde "yargılama giderinin müştereken ve eşit tahsiline" biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi
yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına’’ ve “yargılama giderinin sanıklardan tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, ‘sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Karar vermiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise; Mahkemenin gerekçeli kararında, “suça konu motosikletin sanıkların kendi rızaları ile müştekiye getirilip teslim edilmediği, polisler tarafından zapt edilerek teslim edildiği için etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen TCK.nın 168. maddesi gereğince cezadan indirim yapılmadığı belirtilmekte ise de; 20/04/2003 tarihli “Kimlik tespit, yakalama, üst arama ve zaptetme tutanağı” içeriğine göre, sanıklardan ...’ın kolluk görevlilerince yakalanmasından sonra, olaya iki kişinin daha karıştığını, açık kimliklerini bilmediğini, ancak ikamet ettikleri yeri gösterebileceğini belirtmesi üzerine, hakkındaki evrak yaş küçüklüğü nedeni ile ayrılan sanık Ferdi Yılmaz’ın yakalandığı, adı geçen sanığın, karakola götürüleceği sırada, oto içerisinde kendiliğinden “motorlu bisikleti Neşat Tanrıver çaldı ve olay yeri yakınında ara sokakta bir at arabası arkasına sakladığını gördüm” şeklindeki beyanı üzerine motosikletin sanığın belirttiği yerde ele geçirilerek sahibine teslim edildiğinden 5237 sayılı Yasanın 168/1.maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiği düşüncesiyle, düzelterek onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenle bozulması amacıyla itiraz kanun yoluna gitmiştir.
Dosya yeniden incelendi:
1-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İtirazının KABULÜNE,
2-)Dairemizin 20.02.2012 gün 2007/13875-2012/2501 sayılı Düzelterek Onama kararının KALDIRILMASINA,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-20/04/2003 tarihli “Kimlik tespit, yakalama, üst arama ve zaptetme tutanağı” içeriğine göre, sanıklardan ...’ın kolluk görevlilerince yakalanmasından sonra, olaya iki kişinin daha karıştığını, açık kimliklerini bilmediğini, ancak ikamet ettikleri yeri gösterebileceğini belirtmesi üzerine, hakkındaki evrak yaş küçüklüğü nedeni ile ayrılan sanık Ferdi Yılmaz’ın yakalandığı, adı geçen sanığın, karakola götürüleceği sırada, oto içerisinde kendiliğinden “motorlu bisikleti ... çaldı ve olay yeri yakınında ara sokakta bir at arabası arkasına sakladığını gördüm” demesi motosikletin buradan alınarak mağdura teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 168/1.maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının bu açıdan tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmiş olması,
3- Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde "yargılama giderinin müştereken ve eşit tahsiline" biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.