İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2012/25522 · K. 2013/17169
- Esas No
- 2012/25522
- Karar No
- 2013/17169
- Karar Tarihi
- 23.09.2013
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2012/25522 E. , 2013/17169 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2012/38-2012/1158
Davacı, 5510 sayılı Kanun’un 81. maddesinin (ı) bendinde yer alan ...... indiriminden yararlanma hakkının kurumca 01/01/2010 tarihinden itibaren uygulanmamasına ilişkin kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, Davalı Kurum tarafından 15/12/2009 tarihinde yapılan ...... sırasında kendine ait işyerinde satış danışmanı olarak çalışmakta olan sigortalılar hakkında, Kuruma yapılan ücret bildirimlerinde 103,84 TL ve 58,04 TL eksik bildirimlerin olmasına dayalı olarak, davacı hakkında 5510 sayılı Yasanın 81. maddesinin (ı) bendinde yer alan ...... indiriminden yararlanma hakkının 01/01/2010 tarihinden itibaren 1 yıl süreyle durdurulmasına ilişkin yapılan işlemin iptalini istemektedir.
Mahkemece, davalı Kurum tarafından yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğundan bahisle, davanın reddine karar verilmiştir.
Konuya ilişkin yasal mevzuatın incelenmesinde;
5510 sayılı Kanun’un 81. maddesinin (ı) bendinde; Anılan Kanun’un 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran, özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, ............ sigortaları ......lerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın ...... karşılanacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan maddeye göre; işveren hissesine ait ......lerin ...... karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık ...... ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde ......
Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta ......lerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile ...... karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri ve ......... Kurumuna ......, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şartları aranmamaktadır.
Sözü edilen maddeden yararlanamayacak olanlar ise maddede; “yapılan ...... ve denetimlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işverenler” olarak belirtilmiştir.
Davalı Kurum tarafından çıkartılan 2009/139 sayılı Genelgede ise; işverenlerin sigortalıları Kurum’a bildirmediği veya ...... ödeme gün sayısını ya da ......e esas kazanç tutarını eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden dolayı, ...... indiriminden, bir yıl süreyle yararlanılmasının mümkün bulunmadığı belirtilmektedir.
2011/45 sayılı Genelgede ise; çalıştırdıkları sigortalıları yapılan ...... ve denetimlerde Kuruma sigortalı olarak bildirmediği anlaşılan işverenlerin, 5510 sayılı Kanunun 81. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde öngörülen ...... desteğinden bir yıl süreyle yararlanamayacakları, buna karşın, Kuruma bildirilmiş olan sigortalıların, bildirim tarihlerinden sonraki ...... ödeme gün sayısı veya ......e esas kazanç tutarının eksik bildirdiği tespit edilen işverenlerin, öngörülen diğer şartları sağlamaları kaydıyla söz konusu destekten yararlanabilecekleri, 2009-139 sayılı Genelgenin bu Genelgeye aykırı olan hükümlerinin yayımı tarihi itibariyle yürürlükten kaldırıldığı belirtilmiştir.
Anayasa’nın 138. maddesinde de yer alan, "Normlar hiyerarşisi" ilkesi uyarınca, hukuk kuralları yukarıdan aşağıya doğru "Anayasa", "Kanun", "Kanun Hükmünde Kararname", "......", "......" ve "Diğer alt düzenleyici işlemler (...... vb.)" şeklinde sıralanmakta olup, alt kademe yer alan bir normun üst kademedeki norma aykırı olması ya da onun kapsamını aşan düzenlemeler içermesi mümkün bulunmamaktadır. Bu durum, “Genel kurallar, usulü dairesinde değiştirilinceye veya kaldırılıncaya kadar, düzenleyici işlem tesis etme yetkisi olan makam ve kurumları da bağlar” şeklinde ifade edilen “............” prensibi ile izah olunmaktadır. Bu ilkenin doğal sonucu olarak, normlar hiyerarşisinde üst kademede yer alan yasal kurallara aykırı düzenleyici tasarrufların idare tarafından yürürlüğe konulmasının hukuka aykırı olacağı şüphesizdir.
Öğretide türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin yasa kurallarını uygulama ve bu kapsamda idari düzenleme yapma yetkisinin yasama organının çizdiği sınırlar içinde ve üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebileceği belirtilmektedir. (...... Giritli/... Bilgen/...... Akgüner, İdare Hukuku, ......,2006.)
Somut olayda ; kanundan daha alt düzeyde olan ve kanunun çizdiği sınırları daraltamayacak nitelikte hükümlere sahip olması zorunlu olan 2009/139 sayılı Genelge ile; Kanunun, ilgililere tanıdığı imkânın, daraltıldığı anlaşılmakta olup; davacının, ......e esas kazancı eksik bildirmiş olmasının söz konusu ...... indiriminden yararlanmasına engel teşkil edeceğine ilişkin bir hükmün Kanunda yer almadığının; ayrıca 2009/139 sayılı Genelge’de yer alan daraltıcı hükmün daha sonraki tarihli 2011/45 sayılı Genelge ile yayımı tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmış olduğunun anlaşılması karşısında, ......e esas kazancın eksik bildirilmesinin söz konusu maddeden yararlanılmasına engel teşkil etmeyeceği hususu gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgulara göre irdeleme yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O hâlde; davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.09.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.