İçtihatYargıtay22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi · E. 2012/28782 · K. 2012/27833
- Esas No
- 2012/28782
- Karar No
- 2012/27833
- Karar Tarihi
- 10.12.2012
Karar Metni
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/28782 E. , 2012/27833 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :... Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ulusal ... ve genel tatil alacağı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılardan ... Belediye Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalıların arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mevcut olduğunu bu nedenle asıl işveren olan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığın da müvekkilinin hak ve alacaklarından sorumlu tutulması gerektiğini belirterek; fazlaya ilişkin ve ek dava haklarını saklı tutarak kıdem tazminatı, ulusal ... ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücretinin davalı işverenlerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İnş. Elekt. ... Yap. ve Bakım Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin ... Büyükşehir Belediyesi tarafından her yıl ihale edilen ... Büyükşehir Belediyesi Otobüs İşletme Müdürlüğüne bağlı Toplu Taşıma Otobüslerinde çalıştırılacak şoför ve yardımcı eleman hizmet alım işini üstlendiğini, davacının iddiasını kabul etmediğini ... sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili, müvekkili idarece Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılan ihale sonucunda yüklenici firma tarafından davacının istihdam edildiğini, personellerin tüm özlük haklarının yüklenici firmalar tarafından ödeneceğinin teknik şartnamede belirtildiğini, müvekkili idarenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ... sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dini bayramlarda 1'... gün çalışmayıp, dini bayramların diğer günleri ile resmi tatil günlerinde çalıştığı, davalı işverenin ise bu çalışmalarının karşılığını ödediğini ispatlayamadığı, davacının bilirkişinin hesapladığı ulusal ... ve genel tatil ücretine hak kazandığı, davalı tarafın davacının yıllık izinlerini kullandığını yada bedelinin davacıya ödendiğini ispat edemediği, davacının 42 gün yıllık izin ücretine hak kazandığı belirtilmiş; ancak hüküm fıkrasında belirtildiği şekilde davalıların maddi tazminat ile dava dışı farklı bir davalı şirketin manevi tazminat ödemesine karar verilmiştir.
Karar, davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasamızın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması” başlığı altındaki 141. maddesinin 3. fıkrasında; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Aynı sayılı Kanun'un 294/3. maddesinde de “hükmün tefhimi hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur.” 298/2 maddesinde ise “gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” hükümlerine yer verilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/14-778 E., 2007/611 K., sayılı kararında da açıklandığı üzere, bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar, hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
Davanın reddine veya kabulüne dair karar tefhim edildikten sonra bundan dönülerek yeni ve bundan farklı bir hüküm kurulamayacağı gibi, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılması ve kısa kararla çelişik olmaması da gerekir. Aksinin kabulü mahkemelere güveni sarsacağı gibi Anayasa ve yasalarda yer alan kurallara açıkça aykırılık oluşturur.
Mahkemece verilen kararda, kısa karar gerekçeli karar çelişkisi bulunmaktadır. Mahkemece tefhim edilen kısa kararda “4506,76 TL kıdem tazminatının 31.10.2011 fesih tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, 1258,32 TL yıllık izin ücretinin 100,00 TL sinin dava geriye kalan kısmına ıslah harç tarihi olan 03.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 651,... TL ulusal ... ve genel tatil ücretinin 100,00 TL sinin dava geriye kalan kısmına ıslah harç tarihi olan 03.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, olarak karar verildiği halde sonradan yazılan gerekçeli kararın hüküm fıkrasında; 18.120,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 100,00 TL lik kısmına olay tarihinden itibaren geriye kalan kısmına ıslah tarihi olan 05.03.2012 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın ... Mermer İnş. Ltd. Şti.nden ....10.2006 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemin reddine, karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi oluştuğu anlaşılmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı kararı gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedenidir. Mahkemece tefhim edilen kısa karar ile sonradan yazılan gerekçeli kararda, çelişki açık olduğundan kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı sair temyiz itirazları incelenmeksizin BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.