İçtihatYargıtay12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2012/32330 · K. 2013/25179
- Esas No
- 2012/32330
- Karar No
- 2013/25179
- Karar Tarihi
- 11.11.2013
Karar Metni
12. Ceza Dairesi 2012/32330 E. , 2013/25179 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal, Hakaret, Tehdit
Hüküm : 1- Hakaret suçundan; TCK'nın 125/2-4, 43, 31/3, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet.
2- Tehdit suçundan; TCK'nın 106/1, 31/3, 62, 50/1-a, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet.
3- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan; TCK'nın 134/2-son, 31/3, 62, 50/1-a, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Hakaret, tehdit ve özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçlarından suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hükümler, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Suça sürüklenen çocuk müdafiinin, hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin belli bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Suça sürüklenen çocuk müdafiinin, tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin belli bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, sanık hakkında belirlenen tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine ve bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, suça sürüklenen çocuğun tehdit suçundan mahkumiyetine ilişkin (2) numaralı hükmün beşinci paragrafındaki, “günlüğü” ibaresinden önce gelmek üzere “100 gün karşılığı ve TCK'nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin ilave edilmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Suça sürüklenen çocuk müdafiinin, özel hayatın gizliğini ihlal etme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin belli bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a- Özel hayata ilişkin görüntü ya da seslerin, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi, TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde; ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması, aynı maddenin 2. fıkrasında, özel hayatın gizliliğini ihlal başlığı altında, birbirinden bağımsız iki ayrı suç olarak düzenlenmiş olup; kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı, herkes tarafından bilinmeyen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olmayan, kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin başkasına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi eyleminin TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçu kapsamında değerlendirileceği, oluşa ve dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuğun, arkadaşları vasıtasıyla tanıştığı ve arkadaşlık teklifinde bulunduğu, ancak bu teklifini reddeden katılanın bilgisi ve rızası dışında, “...” adında sahte isimle profil oluşturup, hesap üyelik işlemleri yaparak elektronik posta adresi açtığı, bu adreste, katılanın, daha önce ulaştığı, fotoğraflarına yer vererek çeşitli açıklamalarda bulunduğu, katılanın arkadaşlarının üye olduğu ve internette kurulan gruplara katılarak katılan adına yorumlarda bulunduğu, bu şekilde, katılanın aktif kullanımında olan, herkes tarafından bilinmeyen veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olmayan, katılanın ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı fotoğrafının açılan sahte hesaba eklendiğinin iddia edilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı eylemin TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK'nın 134. maddesinden hüküm tesisi kanuna aykırı,
b- Hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde öngörülen ceza miktarına göre, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
c- Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, sanık hakkında belirlenen tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine ve bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.