İçtihatYargıtay11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2012/4135 · K. 2013/8002
- Esas No
- 2012/4135
- Karar No
- 2013/8002
- Karar Tarihi
- 16.05.2013
Karar Metni
11. Ceza Dairesi 2012/4135 E. , 2013/8002 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
I- Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 01.09.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
1- Sanığın çekte sahtecilik yaptığı iddiasıyla açılan kamu davasında, tanık ...'ye ait çekin fotokopisinin çekilerek çoğaltıldığının iddia ve kabul olunması, çekin sunulduğu bankada görevli tanık ...'ın, çekin ilk olarak servisteki arkadaşının önüne geldiğinde sahte olduğunu anladığını, kendisine getirildiğinde de ilk bakışta sahte olduğunu farkettiğini beyan etmesi, alınan bilirkişi raporunda, çek üzerinde bulunan matbu yazılarda, banka logosunda ve kenarlarda mürekkep dağılması, çek deseninde de renklerde flulaşma ve dağılma gözlendiğinin, arka sayfada fotokopi çekilmesine bağlı oluşmuş izler bulunup arka sayfadaki yazılarda ve desen renginde flulaşma ve renk düzensizliği gözlendiğinin, bu bulgulara göre, çek yaprağının üzeri daha önceden doldurulmuş orijinal çek yaprağından renkli fotokopi ile elde edilmiş olup renkli fotokopi çekildikten sonra çek üzerindeki yazıların ve rakamların sonradan yazıldığının, çek yaprağı ön sayfasındaki imzaların fotokopi imzalar olduğunun belirtilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi bakımından, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma
yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu cihetle, emanette kayıtlı çekin getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, gerekçeli kararda aldatma kabiliyetine haiz olup olmadığının tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
A- Resmi belgede sahtecilik suçunun yaptırımı 765 sayılı TCK'nun 342. maddesinin 1 fıkrasında 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis olarak öngörülmüş iken 5237 sayılı TCK'nun 204. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanık lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece karşılaştırma sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan ceza içinden 3 yılın tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de göz önüne alınarak, temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle önceki cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunması gerektiği gözetilmeden karşılaştırma sırasında, 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesi uyarınca da temel cezanın 3 yıl olarak belirlenip, cezaların eşitliği halinde 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları nedeniyle 765 sayılı TCK'nun lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
B- Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 765 sayılı TCK'nun 81. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.