İçtihatYargıtay11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2012/428 · K. 2013/13975
- Esas No
- 2012/428
- Karar No
- 2013/13975
- Karar Tarihi
- 30.09.2013
Karar Metni
11. Ceza Dairesi 2012/428 E. , 2013/13975 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Sanıklardan Engin'e ait dairenin katılan tarafından kiralanmak istendiğinde sanık ... ile katılan arasında kira sözleşmesi düzenlendiği, sanık ...'un mülk sahibi Engin adına aralarındaki sözlü vekalete dayanarak sözleşmeyi düzenlediği, ilk sözleşmede sanık ...’un mal sahibi ...'in önceden verdiği rızaya dayalı olarak ismi altına ... yerine imza attığı, aynı hususla ilgili mal sahibinin kira sözleşmesi istemesi üzerine sanık ...'un daha önce katılan ... ile aralarında yaptıkları sözleşme içeriğini değiştirmeksizin yeni bir kira sözleşmesi düzenlediği, bu sözleşmedeki kiracı ... ve kiraya veren ... isimlerin altındaki her iki imzayı da sanık ...’un attığı, kiracının kiralarını vaktinde ödememesi nedeniyle Mesut tarafından sonradan düzenlenen imzaları sahte kira sözleşmesinin Engin tarafından kullanılarak Saray İcra Müdürlüğünün 2008/274 nolu takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı iddiasıyla sanıklar hakkında 'özel belgede sahtecilik’ suçundan açılan kamu davasında; suça konu sahte belgenin sanıklardan Engin tarafından icra takibine konu edilmek suretiyle kullanıldığı gözetilmeden, "sanıklardan Mesut’un ilk yapılan kira sözleşmesini kaybetmesi nedeni ile tamamen sahte olarak ikinci kira sözleşmesini düzenlediği anlaşılmış ise de, kira sözleşmesinin özel belge niteliğinde olduğu, suçun oluşumu için sahte özel belgenin kullanımının da gerektiği, kira sözleşmesinin sahteliğini bilmeden diğer sanığın kullandığı, ...'nin dairenin kiralanması işinde sadece yardım amaçlı aracılık yaptığı bu iş karşılığı bir gelir elde etmediği" biçimindeki hatalı gerekçe ile sanık ...’un beraatine hükmolunmuş ise de;
Aşamalardaki anlatımlarında; adına sahte imza atılmak suretiyle oluşturulan kira sözleşmesine dayanarak aleyhinde icra takibi başlatıldığı iddiasıyla sanıklardan şikayetçi olan katılan ...’nın, Cumhuriyet savcılığınca alınan 08.05.2008 günlü ifadesinde; "kiralayan kendine kalan sözleşmeyi kaybetmiş olacak ki sözleşmeyi yeniden yazmışlar. Benim ismimin altına imzayı da çaycı Mesut atmış. Kendisi sözlü olarak bana benim yerime imza attığını söyledi" şeklinde beyanda bulunması, sanık ...'un ise 15.05.2008 günlü savcılık ifadesinde; "biz bu sözleşmeyi kiracı ... ile beraber yaptık. Hatırladığım kadarıyla sözleşmenin aslını ...'ya verdim. Emin değilim ancak bir sureti bizde kalmış olabilir. Sonradan ev sahibi ... sözleşmeden bir suret isteyince ben Necati ile yaptığımız sözleşmenin bütün unsurlarını kapsayacak şekilde yeniden aynı
2
sözleşmeyi kendi el yazımla tekrar yazdım. Aramızda sözlü vekalet ilişkisi olduğu için ...'in adına imza attım. Ayrıca kiracı olarak gözüken ...’nın isminin altına imzayı ben attım ancak bu hususta ... ile konuştum. Çünkü ben sonradan düzenlenen sözleşmede önceki sözleşmenin aksine bir değişiklik yapmadım." demesi karşısında, sanık ...’un, daha sonra düzenlediği kira sözleşmesinde, katılana atfen attığı imzayı, katılanın rızası ve bilgisi dışında, sahtecilik kastıyla hareket etmek suretiyle attığına ve bu nedenle yüklenen suçu işlediğine ilişkin, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği cihetle, sanık hakkında verilen beraat hükmü, sonucu itibariyle doğru bulunduğundan tebliğnamede yazılı, sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak olunamamıştır.
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmaması karşısında, sanıkların beraatine dair verilen hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, katılanın; suçun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle her iki beraat hükmünün de ONANMASINA, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.