İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2012/428 · K. 2013/1961
- Esas No
- 2012/428
- Karar No
- 2013/1961
- Karar Tarihi
- 06.02.2013
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2012/428 E. , 2013/1961 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.06.2011 tarih ve 2010/659-2011/325 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan emtianın davalı tarafından karayoluyla Türkiye'den Çek Cumhuriyeti'ne taşındığını, ancak teslim yerinde bir kısım emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle müvekkilince sigorta ettirene hasar bedelinin ödendiğini ileri sürerek, 9.411 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıma sırasında hasar meydana geldiğinin ve meydana gelen hasarın miktarının davacı tarafça kanıtlanmasının gerektiğini, hasar miktarının da CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi uyarınca tespit edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 8.556 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı nezdinde sigortalı emtianın Türkiye’den Çek Cumhuriyeti'ne taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu şüphesiz olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen zarardan davalı taşıyıcının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımalarda taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği andan gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen hasar ve kayıplardan sorumludur. Bununla birlikte, anılan Konvansiyonu’nun 17/4-c maddesi uyarınca hasarın, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması halinde taşıyıcının sorumluluğundan bahsedilemeyecektir. Fakat, bu halde de taşıyıcının yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme, nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bahse konu yükümlülüğün ihlali, taşıyıcı bakımından müterafik kusur oluşturmaktadır.
Somut olayda, gerek ekspertiz raporunda, gerekse hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu hasarın, yükün iyi istiflenmemesinden kaynaklandığı açıklanmış olmasına rağmen mahkemece yüklemenin ve istiflemenin kime ait olduğu konusunda herhangi bir inceleme yapılmamıştır. O halde, mahkemece, yüklemenin ve istiflemenin kime ait olduğu belirlenmesi, gönderene ait olduğunun tespiti halinde davalının nezaret görevini yerine getirmemesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan, hasarın neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluk hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın istif hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı taşıyıcı açısından kasıt ya da kasda eşdeğer kusur olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.