İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2012/4414 · K. 2012/5481
- Esas No
- 2012/4414
- Karar No
- 2012/5481
- Karar Tarihi
- 05.09.2012
Karar Metni
7. Hukuk Dairesi 2012/4414 E. , 2012/5481 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 167 ada 84 parsel sayılı 8920,22 m² yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Kadastro davalarında keşif giderleri yatırılmadığından bahisle kesin süre sonuçlarının uygulanabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, ispat yükü kendi üzerinde olan tarafa keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için makul ve yeterli uzunlukta kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde kabul edilebilir yasal bir mazeret olmaksızın keşif giderlerinin mahkeme veznesine yatırılmamış olması gerekir.
Somut olayda kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için kesin önel verilmiş ise de, davacı tarafa verilen kesin önel gerekli koşulları içermemektedir.
Şöyle ki ; mahkemenin 04.10.2011 tarihli celsesinde davacıya keşif giderlerini davetiyenin tebliğinden itibaren 10 gün içinde yatırması yönüyle kesin süre verilmiş, aynı zamanda keşif tarihi olarak 24.11.2011 günü belirlenmiştir. Davacı adına çıkarılan keşif ücret miktarlarını ve kesin süre sonuçlarını bildirir ihtaratlı davetiye ise davacıya 25.11.2011 gününde tebliğ edilmiştir. Hal böyle olunca davacıya davetiyenin tebliğ edildiği 25.11.2011 günü itibari ile mahkemenin belirlediği keşif gününün geçmiş olduğu, bu günden sonra davacı tarafından 10 gün içinde keşif ücret ve giderleri yatırılsa dahi keşfin yapılmasının imkansız olduğu dosya kapsamı ile belirlidir. Bu halde ise mahkemece oluşturulan ara kararının yapılması gerekli işleri karşılar nitelikte makul süreler içermediğinden kesin önel sonuçlarının uygulanmasını gerektirecek biçimde olmadığı açıktır.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 05.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.