İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2012/4458 · K. 2012/7166
- Esas No
- 2012/4458
- Karar No
- 2012/7166
- Karar Tarihi
- 17.10.2012
Karar Metni
7. Hukuk Dairesi 2012/4458 E. , 2012/7166 K.
"İçtihat Metni"
Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, hasımsız olarak açılmış mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 31 ve devam eden maddelerinde kimlerin ölüm bildiriminde bulunabilecekleri, ölüm kaydının hangi hallerde nüfus kütüklerine işleneceği açıklandıktan sonra 33. maddesinde ölmüş olduğu halde aile kütüklerinde sağ görülenlere ait ölüm tutanaklarının, ölüm olayını gösterir belge ile başvurulması halinde Nüfus Müdürlüklerince düzenlenerek gerekli işlemin yapılacağı, herhangi bir belge ibraz edilememesi durumunda ölüm beyanının doğruluğunun Nüfus Müdürlüklerince araştırıldıktan sonra düzenlenecek ölüm tutanağının mülkî idare amirinin emri ile işleme konulacağı, bu kanuna dayanılarak çıkartılan yönetmeliğin 69'uncu maddesinin 3'üncü bendinde de ölüm bildirimi sırasında herhangi bir belge verilemediği takdirde; ölünün hısımlarının ve ölüm olayını bilenlerin kimlikleri ile yerleşim yeri adreslerinin tespit edileceği, bu belgelerin mülkî idare amirliği aracılığı ile güvenlik makamlarına gönderilerek kişinin ölümünün araştırılmasının isteneceği, kütüklere ilgilinin ölüm araştırmasının yapıldığı açıklamasında bulunulacağı, bu araştırma sonuçlanıncaya kadar kayıt üzerinde işlem yapılamayacağı, kişinin öldüğünün tespit edilmesi halinde ölüm olayının aile kütüğüne tescil edileceği, hakkında araştırma yapılan kişinin sağ olduğunun anlaşılması halinde ise yapılan açıklamanın silineceği, 4'üncü bendinde de genel müdürlükçe, Mernis ve adres kayıt sisteminde yer alan bilgilerden yararlanılarak uzun süredir işlem görmeyen ve ölü olması muhtemel olup da aile kütüklerinde sağ görünenlerin araştırılmasının, üçüncü fıkrada belirtilen usule göre Nüfus Müdürlüklerine yaptırılacağı belirtilmiştir. Bütün bu maddeler birlikte değerlendirildiğinde nüfus kütüğünde kayıtlı bir kişinin ölüm kaydı kütüklere işlenmedikçe veya Asliye Hukuk Mahkemesince verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile kişinin ölmüş olduğu belirlenmiş olmadıkça dar yetkili Sulh Hukuk Mahkemesince kişinin sağ olduğunun kabul edilmesi gerekir. Nüfus Müdürlüklerince ölüm araştırması yapılması ve buna ilişkin açıklama yazılarak kütükteki kaydın kapatılmış olması bu olguyu değiştirmez.
Somut olaya gelince, davacı murisi 1902 doğumlu ... ve ... Kızı ...'nin mirasçılık belgesinin verilmesi istemiyle dava açmıştır. Dosya içeriğinde toplanan delillerden muris hakkında Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 33 ve Yönetmeliğin 69. maddelerine göre ölüm araştırması yapıldığından kayıtlarının kapatıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının ölüm kayıtları düşüldükten sonra muris hakkında yeniden dava açabileceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, muris 1902 doğumlu ... ve ... Kızı ... ile ... ve ... kızı ...'nin aynı kişiler olduğu, ... ve ... kızı ...'nin 1940 yılında öldüğüne dair ölüm kaydının işlendiği öne sürülmüş ise de adı geçen kişilerin aynı kişiler olduğuna dair usulüne uygun Asliye Hukuk Mahkemesinde açılacak dava sonucunda bu yönde alınacak karar ile de yeniden dava açılabilmesi mümkündür.
Hal böyle olunca; mahkemece yapılan ölüm araştırması sonuçlanıp ölüm kayıtları düşülünceye kadar murisin sağ olarak kabul edilerek davanın redddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 17.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.