İçtihatYargıtay5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2012/5233 · K. 2013/1984
- Esas No
- 2012/5233
- Karar No
- 2013/1984
- Karar Tarihi
- 18.03.2013
Karar Metni
5. Ceza Dairesi 2012/5233 E. , 2013/1984 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Görevi ihmal suçundan mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
... Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olan sanığın 1996 tarihinden itibaren eğitim şube müdürlüğü atış poligonunda eğitmen ve eğitim atışlarında kullanılan zimmetle devraldığı mermilerin depo sorumlusu olarak görev yaptığı, 08/03/2006 tarihinde yapılan denetim ve depo sayımı neticesinde komisyonca düzenlenen rapora göre, toplam 27.229 adet merminin eksik olduğunun tespit edildiği, sanığın bu eksikliğin ilk göreve başlarken zimmeti saymadan alması, personel yetersizliği, stok takip sistemi olmaması ve kendisinin raporlu olduğu dönemlerde başkalarının görev yapmasından kaynaklandığını savunduğu, ancak soruşturma aşamasındaki ifadesinde ise 2005 yılındaki sayımda mermilerin tam olduğunu beyan ettiği, Mahkemece sanığın sorumluluğu görev yaptığı on yıllık süreye yayılarak ve sanığın kayıtları düzenli tutmaması da lehine yorumlanarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; suça konu mermi açığının 2005 yılındaki teftişten sonra mı tüm görev süresince mi gerçekleştiğinin tespiti yönünde, öncelikle sayım tutanakları dışında önceki yıllara ilişkin teftiş raporları olup olmadığı araştırılarak, önceki yıllarda sayım komisyonunda görev yapanların tanık sıfatıyla beyanları alınarak, sayımların eksiklikleri ortaya çıkarabilecek derecede ciddiyetle yapılıp yapılmadığı, başka bir anlatımla fiilen depoda sayım yapılıp yapılmadığı, tutnakların güvene dayalı olarak formalite gereği düzenlenip düzenlenmedikleri, depo mevcudu ile sarf edilen ve sanığa zimmetle teslim edilen miktarların karşılaştırılmasının yapılıp yapılmadığı, sanığın izinli ve mazeretli olarak görevinden ayrı kaldığı sürelerin ve bu sürelerde sanıktan başka depo sorumluğu verilen kişilerin ve sorumluluk sürelerinin araştırılması, depoya mermilerin mühürlü kasalarda gönderildiği ve sanık tarafından tutulan deftere kaydının yapıldığı, her kasadaki mermilerin kullanımı sonrasında, kullanılan miktar tutanak altına alındığından, her kasada çıkacak eksikliğin anında tespitinin mümkün olup olmadığı araştırılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık haklarında tayin olunan hapis cezasının kısa süreli olduğu ve ertelendiği halde 5237 sayılı TCK'nın 53/4. maddesinin hükmüne aykırı olarak 53/1-2-3. maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi,
5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının hak ve orantılılık kuralları gözetilerek belirlenmesi gerekirken, sanığın eylemlerinin süresi ve oluşan zararın miktarına göre temel cezanın asgari hadden uzaklaşmadan belirlenmesi,
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri gereğince BOZULMASINA, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.