İçtihatYargıtay9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2012/8265 · K. 2013/4587
- Esas No
- 2012/8265
- Karar No
- 2013/4587
- Karar Tarihi
- 26.03.2013
Karar Metni
9. Ceza Dairesi 2012/8265 E. , 2013/4587 K.
"İçtihat Metni"
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi : 16.02.2012
İtiraz Edilen Daire Kararı : 28.12.2011 tarih ve 2010/670 – 2011/30743 sayılı bozma kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Karadeniz Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2008 tarih, 2007/146-2008/3 sayılı kararı
İtirazla İlgili Hüküm : 1- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan; Beraat
2- Katılan sanık ... hakkında; TCK'nın 86/2,51/3-6-7-8 maddeleri uyarınca mahkumiyet
İtiraza Konu Olan Sanık : ...
İtiraza Konu Olan Katılan Sanık : ...
Suç : Mala zarar verme, yaralama
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun”un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan açılan davanın yargılaması sonunda kurulan beraat kararı ile katılan sanık ... hakkında yaralama suçundan açılan davanın yargılaması sonunda kurulan mahkumiyet hükmünün, katılan sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmesi sonrasında, Dairemizin 28.12.2011 tarih ve 2010/670 - 2011/30743 sayılı kararı ile;
"Katılan sanığın sorgusunun yapıldığı ve tanık beyanının alındığı 11.06.2007 tarihli oturum tutanağının ilk sayfasının katip tarafından imzalanmaması suretiyle CMK'nın 219. maddesine muhalefet edilmesi,” hususu kanuna aykırı görülerek anılan hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 16.02.2012 tarihli itiraz dilekçesinde;
"Dosyanın incelenmesinde, katılan sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı, tanık ...'in beyanının alındığı 11.06.2007 tarihli 1.nci oturumun ilk sayfasının duruşma hakimi tarafından imzalandığı halde tutanağı yazan katip tarafından imzalanmadığı, ancak aynı oturumun ikinci sayfasının hem duruşma hakimi hemde katip ... tarafından imzalandığı, devam eden oturumlardan 4. ve karar verilen 6. oturum tutanaklarının oturama katılan aynı katip tarafından imzalandığı, anılan imzaların imza eksikliği olan 1. oturumdaki imza ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
5271 sayılı CMK'nın 219/1. maddesi uyarınca duruşma tutanakların her bir sayfasının mahkeme başkanı veya hakimi ile tutanağı yazan zabıt katibi ve 232/4 maddesi uyarınca karar ve hükümlerin bunlara katılan hakimler tarafından imzalanması gerekir. Bu yasal düzenlemenin amacı tutanakların değiştirilmesini önlemek ve onlara güven duyulmasını sağlamaktır. Duruşma tutanakları imzalanmak suretiyle ancak sahteciliği iddia olunabilen resmi belge niteliğine kavuşur.
5271 sayılı CMK'nın 222. maddesinde " Duruşmanın nasıl yapıldığı, kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ancak tutanak ile ispat olunabilir. Tutanağa karşı yanlız sahtecilik iddiası yöneltilebilir." hükmü ile bu husus belirtilmiştir.
5271 sayılı CMK'nın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan CMUK'nun 307. maddesi uyarınca, temyiz ancak hükmün yasaya aykırı olması sebebine dayanır. Yasaya aykırılık ise bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanmasıdır. Ancak her yasaya aykırılık mutlak bir bozma nedeni değildir. Mutlak bozma nedeni olan kanuna aykırılık halleri aynı Kanunun 308. maddesinde sekiz bent halinde sayılmıştır. Bu hallerin bozma sebebi sayılıp sayılmaması hususu Yargıtay'ın takdirine bırakılmamıştır. Bunun dışındaki hallerde yasaya aykırılığın bozma sebebi sayılabilmesi için aykırılığın yine aynı Kanunun 306. maddesindeki "hükme esas alınan", 309. maddesindeki "hüküm için mühim noktalarda" ve 320. maddesindeki "hükme tesiri olacak derecede kanuna muhalefet" ibareleri ile işaret olunduğu üzere son karara (hükme) tesiri olması gerekir.
5271 sayılı CMK'nın 219/1 ve 232/4 maddelerine aykırı davranılması, 5271 sayılı CMK'nın 8/1 maddesi ile halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 308 maddesinde sayılan mutlak bozma nedenlerinden biri değildir. Bu itibarla her imza eksikliği hükmün bozulmasını gerektirmez. Eksik imza bulunan tutanaklarda esaslı bir işlemin yapılıp yapılmadığı, mevcut imzaların tutanağa yeterli güveni sağlayıp sağlamadığı, tutanağın diğer sayfalarında imza eksikliği bulunup bulunmadığı, eksik imzalı tutanaklardaki imzaların imza eksikliği olmayan tutanaklardaki imzalar ile uyumlu olup olmadığı, imza eksikliği olan tutanağın içeriğine yönelik her hangi bir itirazın olup olmadığı gibi hususlar gözetilerek mevcut imza eksikliğinin hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte usul ve yasaya aykırılık teşkil edip etmediği belirlenmelidir. Anayasanın 141/4 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde belirtilen davaların makul sürede bitirilmesinin sağlanması ve usul ekonomisi esaslarına da uygun olan budur.
İtiraza konu olayda, her ne kadar 11.06.2007 tarihli duruşma tutanağının ilk sayfası zabıt katibi tarafından imzalanmamış ise de hakim tarafından imzalanmış, ikinci sayfası ise hem hakim hem de zabıt katibi tarafından imzalanmıştır. Devam eden 4. oturum ile kararında verildiği 6. oturumun aynı zabıt katibi tarafından imzalanmış ve bu tutanaklardaki imzalar ile imza eksikliği olan tutanaktaki imza ile uyumlu olması, imza eksikliği olan tutanağın içeriğine yönelik her hangi bir itirazın olamaması karşısında, yasanın aradığı ve amaçlanan tutanağa güvenin kafi derecede korunduğu, imza eksikliğinin hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, imza eksikliğinin mahallinde tamamlanabilecek ve 5271 sayılı CMK'nın 219/1 maddesine aykırılık oluşturacak mutlak bir bozma nedeni olmadığı” gerekçesine dayanarak Dairemiz bozma kararına karşı itirazda bulunmuştur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, imza eksikliği nedeni ile oluşan kanuna aykırılığın hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte bir kanuna aykırılık olarak kabul edilip edilmemesi gerektiğine ilişkindir.
İtiraz, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde;
Dairemizin 09.11.2012 tarihli yazısı ile, “sanığın sorgusunun yapıldığı ve tanık beyanlarının alındığı 11.06.2007 tarihli oturuma ait duruşma tutanağının 1. sayfasında 95844 sicil nolu zabıt katibinin imzası bulunmadığı gibi bu sayfanın elektronik olarak da imzalanmadığı” belirtilip, bu eksikliğin aynı katip tarafından hakim huzurunda giderilerek, buna dair düzenlenecek tutanakla birlikte iade edilmesi istenilmiş,
“11.06.2007 tarihli oturuma ait duruşma tutanağının 1. sayfasında katibe ait imza eksikliğinin giderildiğine” dair Karadeniz Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2012 tarihli tutanağı ve ekindeki duruşma zaptı da nazara alındığında itiraz yerinde görülerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:
1- Dairemizin itiraz edilen bozma kararının kaldırılmasına,
2- Sanıklar hakkında kurulan hükümlere ilişkin incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraat ve mahkumiyete ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.