İçtihatYargıtay9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2012/8268 · K. 2013/4332
- Esas No
- 2012/8268
- Karar No
- 2013/4332
- Karar Tarihi
- 12.03.2013
Karar Metni
9. Ceza Dairesi 2012/8268 E. , 2013/4332 K.
"İçtihat Metni"
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi : 10.05.2012
İtiraz Edilen Daire Kararı : 29.03.2012 tarih ve 2010/14913 - 2012/4186 sayılı bozma kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2008 tarih, 2007/336 - 2008/164 sayılı kararı
İtirazla İlgili Hüküm : 1- TCK'nın 106/2-a, 62 ve 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet ve erteleme
2- TCK'nın 152/1-a, 62 ve 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet ve erteleme
İtiraza Konu Olan Sanık : ...
Suç : Mala zarar verme, silahla tehdit
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendi:
Sanık hakkında mala zarar verme ve silahla tehdit suçundan açılan davanın yargılaması sonunda kurulan mahkumiyet hükmü katılan vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce “esaslı işlemlerin yapıldığı 20.03.2008 tarihli oturuma ait duruşma tutanağının ilk sayfasının katip tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 219/1. maddesine muhalefet edilmesi” kanuna aykırı görüldüğünden bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 10.05.2012 tarihli itiraz dilekçesinde;
“Dosyanın incelenmesinde, sanığın savunmasının ve tanık ...'in yeminli beyanının alındığı 20.03.2008 tarihli duruşma tutanağın üç sayfadan ibaret olduğu, tutanağın birinci sayfasının zaptı yazan 99804 sicil numaralı zabıt katibi tarafından imzalanmamakla birlikte, ikinci ve üçüncü sayfalarda imzasının bulunduğu, duruşmayı icra eden hakim tarafından ise tutanağın bütün sayfalarının imzalandığı görülmüştür.
5271 sayılı CMK'nın 219/1. maddesi uyarınca duruşma tutanaklarının her bir sayfasının mahkeme başkanı veya hakimi ile tutanağı yazan zabıt katibi ve 232/4. maddesi uyarınca karar ve hükümlerin bunlara katılan hâkimler tarafından imzalanması gerekir. Bu yasal düzenlemelerin amacı tutanakların değiştirilmesini önlemek ve onlara güven duyulmasını sağlamaktır. Duruşma tutanakları, imzalanmak suretiyle ancak sahteciliği iddia olunabilen resmi belge niteliğine kavuşur. 5271 sayılı CMK'nın 222. maddesinde, “Duruşmanın nasıl yapıldığı, kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ancak tutanakla ispat olunabilir. Tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebilir” hükmü ile açıkça bu husus belirtmiştir.
5271 sayılı CMK'nın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 307. maddesi uyarınca, temyiz ancak hükmün yasaya aykırı olması sebebine dayanır. Yasaya aykırılık ise bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanmasıdır. Ancak her yasaya aykırılık mutlak bir bozma nedeni değildir. Mutlak bozma nedeni olan kanuna aykırılık hâlleri aynı Yasanın 308. maddesinde sekiz bent hâlinde sayılmıştır. Bu hallerin bozma sebebi sayılıp sayılmaması hususu Yargıtay'ın takdirine de bırakılmamıştır. Bunun dışındaki hâllerde yasaya aykırılığın bozma sebebi sayılabilmesi için aykırılığın yine aynı Yasanın 306. maddesindeki “hükme esas alınan”, 308. maddesindeki “hüküm için mühim noktalarda” ve 320. maddesindeki “hükme tesiri olacak derecede kanuna muhalefet” ibareleri ile işaret olunduğu üzere son karara (hükme) tesiri gerekir.
5271 sayılı CMK'nın 219/1 ve 232/4. maddelerine aykırı davranılması, aynı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 308. maddesinde sayılan mutlak bozma nedenlerinden biri değildir. Bu itibarla, her imza eksikliği hükmün bozulmasını gerektirmez. Eksik imza bulunan tutanaklarda esaslı bir işlem yapılıp yapılmadığı, mevcut imzaların tutanağa yeterli güveni sağlayıp sağlamadığı, tutanağın diğer sayfalarında imza eksikliği bulunup bulunmadığı, eksik imzalı tutanaktaki işlemlerin imza eksikliği bulunmayan başka tutanak veya kararlarla ve var ise UYAP’taki kaydı ile uyumlu olup olmadığı, güvenli elektronik imza kullanılıp kullanılmadığı, tutanaktaki kararların oybirliği ile ve ilgilerinin istemlerine uygun olarak alınıp alınmadığı, tutanağın içeriğine yönelik bir itiraz olup olmadığı gibi hususlar gözetilerek mevcut imza eksikliğinin hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte usul ve yasaya aykırılığı teşkil edip etmediği belirlenmelidir. Anayasanın 141/4 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde belirtilen davaların makul sürede bitirilebilmesinin sağlanması ve usul ekonomisi esaslarına uygun olan da budur.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda; 20.03.2008 tarihli sanık savunması ve tanık beyanı alınan duruşma tutanağının birinci sayfası zabıt katibi tarafından imzalanmamış ve bu suretle 5271 sayılı CMK'nın 219/1. maddesine aykırı davranılmış ise de, aynı zabıt katibinin tutanağın diğer sayfalarında imzası bulunduğu gibi, zabıt katibinin imzasının eksik olduğu sayfanın hakim tarafından imzalanarak tutanak içeriğinin doğruluğunun tasdik edildiği, duruşma tutanağının UYAP ortamında gerçekleştirildiği ve tutanakların içeriğine yönelik sahteliğe ilişkin herhangi bir itiraz ileri sürülmediği hususları birlikte gözetildiğinde, tutanağın zabıt kâtibince imzalanmasının unutulduğu değerlendirilerek, yasanın aradığı ve amaçlanan tutanağa güvenin kafi derecede korunduğu, yasaya aykırılığın hükmün bozulmasını gerektirecek derecede ihlal edilmediği, mevcut imza eksikliğinin mahallinde tamamlanabileceği” ileri sürülerek Dairemiz bozma kararına karşı itirazda bulunulmuştur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, imza eksikliği nedeni ile oluşan kanuna aykırılığın hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte bir kanuna aykırılık olarak kabul edilip edilmemesi gerektiğine ilişkindir.
İtiraz, 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde;
Dairemizin 05.11.2012 tarihli yazısı ile, “sanığın sorgusunun yapıldığı ve tanık beyanlarının alındığı 20.03.2008 tarihli oturuma ait duruşma tutanağının 1. sayfasında 99804 sicil nolu zabıt katibinin imzası bulunmadığı gibi bu sayfanın elektronik olarak da imzalanmadığı” belirtilip, bu eksikliğin aynı katip tarafından hakim huzurunda giderilerek, buna dair düzenlenecek tutanakla birlikte iade edilmesi istenilmiş,
“20.03.2008 tarihli oturuma ait duruşma tutanağının ilk sayfasında katibe ait imza eksikliğinin giderildiğine” dair Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2012 tarihli tutanağı ve ekindeki duruşma zaptı da nazara alındığında itiraz yerinde görülerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR:
1- Dairemizin itiraz edilen bozma kararının kaldırılmasına,
2- Katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde,
Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin kapsamı nazara alındığında, sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz istemi bulunmayıp, mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz edildiği anlaşılmakla, mala zarar verme suçundan kurulan hükme hasren yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 500 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.