İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2013/10021 · K. 2013/17500
- Esas No
- 2013/10021
- Karar No
- 2013/17500
- Karar Tarihi
- 25.10.2013
Karar Metni
7. Hukuk Dairesi 2013/10021 E. , 2013/17500 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, Otobüs İşletme Müdürlüğünde şoför olarak iki vardiya halinde çalıştığını, 1.vardiyanın 05:00’de otobüs işletmesinde olup ilk durağa gittiğini, saat 06:00’da servise çıkıp ara vermeden saat 13:00’e kadar, 2. vardiyanın saat 13:00’de hat üzerinden arabayı alıp hiç ara vermeden 20:30-21:30’a kadar çalıştığını, işyerinde uygulanmakta olan TİS md. 18’de Otobüs işletmesinde çalışan şoförler işin gereği olarak ara verilmeden çalıştırılması halinde ileri bir günde mutlaka dinlendirilir denilmesine rağmen dinlendirilmeden Karayolları Trafik Kanununa da aykırı olarak çalıştırıldığını iddia ederek fazla çalışma (ara dinlenme ve vardiya) alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı savunmasında, zaman tarifelerine göre saat 06:00 ve 07:03 arasında bir zaman aralığında işe başlayan şoförün minimum 12:30, maksimum 13:30’da görevini diğer vardiyaya devrettiğini, diğer vardiya çalışanları ise minimum 19:24, maksimum 21:00’de görevini bitirerek işletmeye dönmekte olduğunu, bu süreler ve zaman tarifesi göz önüne alındığında şoförlerin günde ortalama 6 saat ile 8 saat arasında değişen sürelerde çalıştığını, haftalık 44 saatlik çalışma süresinin aşılmasının söz konusu olmadığını, şoför talimatnamesinde son durağa 10 dakikadan önce gelinmeyeceği belirtilerek şoförlere bir gidişlik her seferde 10 dakika ihtiyaç molası verildiğini belirtmiştir.
Mahkemece, aksi kanıtlanmayan tanık ifadelerine göre davacı ara dinlenmelerini trafik yoğunluğu nedeniyle kullanamadığı böylece haftada 3 saat fazla mesai yaptığı gerekçesiyle, isteğin kabulüne karar verilmiştir.
İşçiye, işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.
Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az on beş dakika, dört saatten fazla ve yedi buçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedi buçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedi buçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi on bir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedi buçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok on bir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde on bir saate kadar olan (on bir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az bir buçuk saat olarak verilmelidir.
İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi ve bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz.
Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması halinde ise, zamlı ücret ödenmelidir.
Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır. Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de, bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir. İşçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanılabileceği gibi, belli bir plan dahilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun şekilde kullandırılması gerekir
İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 3'üncü maddesinin ikinci fıkrasında, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmi dört saat içinde kesintisiz on iki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Değinilen maddenin birinci fıkrasında ise, ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır.
Somut olayda, mahkemece toplanan deliller hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi davalı ... ile husumeti bulunan davacı tanıklarının beyanları esas alınarak sonuca gidilmeside isabetsiz olmuştur.
Davalı resmi kurum olup, kurum kayıtları ve özellikle otobüslerin güzergahlarına ilişkin çizelgeler dikkate alınarak ve gerekirse mahallinde keşif yapılarak davacının çalışma saatleri ile ara dinlenme süreleri belirlenerek talebin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 25.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.