İçtihatYargıtay6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2013/11382 · K. 2014/8639
- Esas No
- 2013/11382
- Karar No
- 2014/8639
- Karar Tarihi
- 30.06.2014
Karar Metni
6. Hukuk Dairesi 2013/11382 E. , 2014/8639 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/01/2013
NUMARASI : 2005/273-2013/3
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından açılan erken tahliye nedeniyle yoksun kalınan kazanç kaybı ve faydalı masrafların tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davacının, davalılara ait taşınmazı 01.04.1988 tarihli sözleşme ile kiraladığını, davalıların dava dışı şirket ortağı Tolga Ay hakkında açtığı tahliye davası sonucunda müvekkilinin 1994 yılı Ağustos ayında icra müdürlüğünce fiilen tahliye edildiğini, tahliye kararının Yargıtayca bozulduğunu, bozma ilamına uyularak tahliye davasının reddine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, kira süresinin dolmasına dört yıl kalmasına rağmen haksız olarak tahliye edilen müvekkilinin dört yıllık kârdan mahrum kaldığını, taşınmaza bir takım eklentiler ve tadilatlar yaptırdığını, 1994/180 D.iş sayılı dosyası ile yapılan tespitte müvekkili tarafından yapılan masraf ve harcamaların 600 TL olduğunun belirlendiğini belirterek 3.000 TL kâr kaybı ile 1.000 TL taşınmaza yapılan masraflar karşılığı tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacının taşınmaza masraf yapmadığını, çalıştırdığı süre zarfında kâr elde etmediğini, talebin fahiş olduğunu, müvekillerinin hak ve alacaklarının takas ve mahsubunu talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında 01.04.1998 başlangıç tarihli,10 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalılar tarafından dava dışı Tolga Ay ve Ü.. K.. aleyhine açılan tahliye davası sonucunda, davacının kiralanandan 16.08.1994 tarihinde tahliye edildiği, tahliye kararının Yargıtay tarafından bozulması üzerine, Mahkemece bozma ilamına uyularak tahliye davasının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde kiralanana faydalı masraflar yaptığını, iddia etmiş ancak bunları kalem kalem açıklamamıştır. Bununla birlikte mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tadilat ve tamiratlardan hangilerinin faydalı ve zorunlu masraf niteliğinde olduğu, davacı tarafından sökülüp götürülmesi mümkün olanların hangileri olduğu hususunda bir belirleme içermediğinden hüküm kurmaya elverişli olmayıp, Yargıtay denetimine de uygun değildir. Bu durumda mahkemece, öncelikle davacıya imalat bedellerine ilişkin talebinin açıklattırılması ve kiracı tarafından yapılan imalatların nelerden ibaret olduğu ayrıntılı ve tereddüte yer vermeyecek şekilde tek tek tespit edilerek, bu
imalatların imal tarihleri itibariyle değerleri, yıpranma durumları, faydalı, zorunlu ya da lüks imalat olup olmadıkları ayrıntılı olarak konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Ayrıca, kira sözleşmesinin süresi bitmeden davacı kiracının taşınmazdan tahliye edildiği sabit olup, bu kapsamda davalıların tazminat sorumluluğu bulunmaktadır. TBK’nun 114/2 maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanacaktır. Bu nedenle davalının kira sözleşmesine aykırı davranmasıyla oluşan sorumlulukta tazminattan indirim yapılmasını düzenleyen TBK’nun 52.maddesi uygulama alanı bulacaktır. Bu kapsamda davacı kiracı da feshi müteakip kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği yeni bir işyeri bulma konusunda gerekli çabayı göstermek zorundadır. Bunun bir sonucu olarak davacının aynı şart ve koşullarda kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği başka bir taşınmazı hangi sürede yeniden kiralayabileceği sürenin belirlenmesi, davalı kiraya verenlerin bu süreye ilişkin kazanç kaybından sorumlu tutulmaları gerekir. Haksız feshe bağlı olarak davacının davalı kiraya verenlerden isteyebileceği tazminat bedelinin yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda tespiti gerekmektedir. Mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın soyut bir şekilde kira süresi sonuna kadar olan dönem için hesaplama yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.