İçtihatYargıtay17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi · E. 2013/11793 · K. 2013/13726
- Esas No
- 2013/11793
- Karar No
- 2013/13726
- Karar Tarihi
- 11.10.2013
Karar Metni
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/11793 E. , 2013/13726 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı ...'un işleteni, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ve davalı .... Sigorta'ya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın yaya olan müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek kaza nedeniyle uğranılan maddi zararlar ve işgöremezlik tazminatı için ıslahla artırılmış haliyle 19.678 TL maddi tazminat ile 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamı sırasında davalı ... hakkındaki davasını atiye terketmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili, poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ise, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.220,51 TL maddi tazminat ile 2.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketi hakkında açılan dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, motorlu araçların noterlerce yapılmayan her türlü satış ve devir işlemlerinin geçersiz olmasına, aracın haricen 3.kişiye satıldığı, bu nedenle işleten sıfatı ve sorumluluğun olmadığına ilişkin savunmanın satıcı ile alıcı arasındaki iç ilişki olup, bu hususun olayda zarar gören 3.kişiye karşı ileri sürülememesine göre davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan tazminat raporunda, davacının bakiye ömür hesabı için aktif yaşam sonu olan 60 yaş esas alınmış ve 60 yaş bitimine kadar tazminat hesaplanmıştır. Oysa dairemizin yerleşik uygulamalarına göre bakiye ömür hesabı, aktif yaşam sonuna kadar değil muhtemel yaşam süresi sonuna kadar yapılmaktadır. Buna göre, bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacı lehine düşük tazminata hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
3- Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın bir miktar düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 10/2 maddesinde düzenlenen “Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” hükmü gereğince davacı aleyhine manevi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretinin davalı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinden fazla olmaması gerekirken davacı aleyhine yüksek vekalet vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 492,90 TL kalan harcın temyiz eden davalı ...'den alınmasına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.