İçtihatYargıtay6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2013/12979 · K. 2013/15235
- Esas No
- 2013/12979
- Karar No
- 2013/15235
- Karar Tarihi
- 13.11.2013
Karar Metni
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/12979 E. , 2013/15235 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir. Mahkemece itirazın kısmen kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmiş, karar davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince,
Davacı alacaklı, davalı borçlu hakkında başlattığı 10.08.2011 tarihli tahliye istekli icra takibinde, 01.11.2007 tarihinden takip tarihine kadar ödenmeyen kira bedelleri ile sözleşmedeki muacceliyet koşulu gereğince dönem sonuna kadar olan kira bedellerinin tahsilini istemiştir. Davalı – borçlu kira bedellerinin ödendiğini belirterek borca ve faize itiraz etmiştir. Mahkemece, kiracının tacir olmadığı gerekçesiyle muacceliyet şartının geçersiz olduğundan bahisle takip tarihi itibariyle muaccel kira alacağı ve işlemiş yasal faizi yönünden itirazın kısmen kaldırılmasına , kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku
tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren sekiz yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 4. maddesinde muacceliyet koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; dosya kapsamından kiracının TTK.nu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346.maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağına göre yapılması, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirası yönünden alacak isteğinin reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu hususların değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı kiracının tacir olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ: Yukarıda (1) No'lu bentte açıklanan nedenlerle kararın tahliyeye ilişkin kısmının ONANMASINA, yukarıda (2) No'lu bentte yazılı nedenle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın alacağa ilişkin kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için davalıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca bir harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.