İçtihatYargıtay12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2013/13936 · K. 2013/22473
- Esas No
- 2013/13936
- Karar No
- 2013/22473
- Karar Tarihi
- 17.06.2013
Karar Metni
12. Hukuk Dairesi 2013/13936 E. , 2013/22473 K.
"İçtihat Metni"
ESAS NO : 2013/13936
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlunun takipten araçlar üzerine konulan haciz nedeniyle haberdar olduğunu ileri sürerek imza itirazında bulunduğu görülmektedir.
İcra mahkemesince kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte öncelikle itirazın İİK.nun 168. maddesinde belirtilen yasal 5 günlük süre içinde yapılıp yapılmadığının tetkiki zorunludur. Borçlu tarafından ödeme emri tebligatının usulsüzlüğünün ileri sürülmesi halinde ise, icra mahkemesince öncelikle bu husustaki şikayet değerlendirilip itirazın süresinde olduğunun tesbiti halinde işin esasının incelenmesi gerekir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerlidir. Muhatabın bildirdiği tarih tebliğ tarihi sayılır. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı delil ile kanıtlanabilir.
Öte yandan 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesinin uygulanabilmesi için usulüne aykırı olsa dahi yapılmış bir tebligatın bulunması gerekir.Somut olayda, imza itirazında bulunan borçlu adına ..... Mah. ..... Cad. ..... Köprü Başı ..... No ..... İstanbul adresine çıkartılan ödeme emri tebligatının, 13.12.2012 tarihinde adresin hatalı olduğu gerekçesi ile iade edildiği ve itiraz eden borçlu adına çıkartılmış başkaca ödeme emri tebligatının bulunmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda imza itirazında bulunan borçluya yapılmış bir ödeme emri tebligatı bulunmadığından İİK'nun 168/5. maddesinde belirtilen yasal 5 günlük itiraz süresinin başladığından söz edilemez.
O halde mahkemece, imza itirazının süresinde olduğunun kabulü ile itirazın esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.