İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2013/1484 · K. 2013/18571
- Esas No
- 2013/1484
- Karar No
- 2013/18571
- Karar Tarihi
- 26.11.2013
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2013/1484 E. , 2013/18571 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... İnşaat Turizm Enerji ve Ticaret A.Ş. vdl. aleyhine 17/04/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 19/09/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 26/11/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat .... ile karşı taraftan davalı ... İnşaat Turizm Enerji ve Ticaret A.Ş. vekili Avukat ... ve diğer davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, otoyol yapımı sırasında davacıya ait ham petrol boru hattının iş makinası ile delinmesi nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin reddine dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacıya ait ....petrol boru hattının, ... ilçesi ... mevkiinde yol çalışması yapan davalı ortak girişime ait iş makinesının zarar vermesi neticesinde delindiğini, boru hattında bulunan petrolün, tazyikin de etkisiyle etrafa dağıldığını ve orada bulunan ....deresine akıp ilerlediğini, dereye akan petrolün alev alması nedeniyle yangın çıktığını, yangının güçlükle söndürüldüğünü, petrolün bir kısmının da baraja aktığını, akan petrolün çekilerek derenin ve barajın ıslahına çalışıldığını, bölgeden geçen petrol boru hattının davalı ortak girişim tarafından bilindiğini, olayın davalı ortak girişimin ağır ihmali sonucu gerçekleştiğini belirterek uğranılan zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı ortak girişim vekili, olayın meydana gelmesinde davalı ortak girişimin kusurunun bulunmadığını, boru hattının uluslararası standartlara uygun olarak döşenmediğini, boru hattının proje gereği 1.14 metre derinlikte olması gerekirken, 25 cm derinlikte olması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren flanşta flanş odacığının bulunmadığını, vanaların başında davacının acil müdahale için görevli eleman bulundurmadığını, kazanın etkilerinin artmasına ve petrolün daha fazla boşalmasına davacının sebep olduğunu, talep edilen tutarın fahiş olduğunu, Valilik tarafından oluşturulan komisyon tarafından 05/09/2007 tarihinden itibaren yapılacak harcamaların ortak girişim tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, komisyon kararı gereği kaza sebebi ile ortak girişim tarafından 896.708,26 TL harcama yapıldığını, bu nedenle takas-mahsup def'inde bulunduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, üç ayrı bilirkişi kurulundan alınan raporlara itibar edilerek davacının kazanın meydana geldiği alanda boru üstü dolgu derinliğini koruyamadığı, kazanın meydana gelmesinde ortak girişimin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle istemin tümden reddine karar verilmiştir.
Haksız eylem nedeniyle oluşan zararın tazminine karar verebilmek için, hukuka aykırı kusurlu bir eylem sonucu bir zararın doğması ve hukuka aykırı kusurlu eylem ile zarar arasında illiyet bağının olması gerekir. İlliyet bağının varlığı halinde zarar veren zararı gidermekle yükümlüdür. Ancak ödenmesi gereken zararın kapsamı belirlenirken, tarafların zararın oluşumuna hangi oranda etki ettikleri yani müterafik (bölüşük) kusurlarının olup olmadığı belirlenerek bölüşük kusurun varlığı halinde kusur durumu da gözetilerek uygun indirim yapılmalıdır.
Dosyadaki bilgi ve belgelereden, ....Genel Müdürlüğünden ...-.... otoyolunun .....kısmının yapımını üstlenen davalı ...-....-... ortak girişiminin ..... ham petrol boru hattının otoyol inşaatı ile kesişen 5 bölgedeki kısmının deplasman (yer değiştirme) işini yaparak boru hattını otoyol güzergahı dışına aldığı, deplasman işlerinin kesin kabulünün 18/10/2005 tarihinde yapıldığı, davalı ortak girişimin otoyol inşaatı yapım çalışmaları sırasında 29/04/2007 tarihinde boru hattı üzerinde bulunan 4 nolu deplasmanı yapılan kısmın 31 metre ilerisinde bulunan alana getirilen malzemelerin serilmesi sırasında ortak girişime ait dozerin bıçağının boru hattı üzerinde bulunan flanşa çarpması sonucu, flanşın kırılarak boru hattının delinmesi/patlaması nedeniyle boru içerisinde bulunan ham petrolün tazyikin de etkisiyle dışarı fışkırdığı, dışarı fışkıran petrolün ....deresine karıştığı, dereden ilerleyen petrolün kıvılcım neticesinde yandığı, davacının zararı ile ilgili .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/73 D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığı anlaşılmaktadır.
Davalı ortak girişim, olayın meydana geldiği yerde deplase işlerini yapması ve boru hattının geçtiğine ilişkin işaret bulunması nedeniyle davacıya ait petrol boru hattının geçtiğini bilmektedir. Olay tarihinde iş makinası ile toprak serme sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek boru hattının delinmesine ve davacının zarara uğramasına neden olmuştur. Tedbirsiz yapılan tesviye çalışması ile zarar arasında illiyet bağı kurulmuştur. Davalı ortak girişim davacıya ait petrol boru hattının delinmesi/patlamasında kusurlu olup zarardan sorumludur. Petrol boru hattının yüzeye yakın olması davalıların tamamen kusursuz olduğunu göstermez. Bu durum davacının müterafik kusurunu oluşturur. Tüm bu açıklamalardan davalı ortak girişimin oluşan zarardan haksız fiil esaslarına göre sorumlu oldukları kabul edilmelidir.
Şu halde yerel mahkemece yapılacak iş, tarafların iddia ve savunmaları da değerlendirilmek suretiyle yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak denetime uygun raporla zarar kapsamını belirlemek, davacının bölüşük kusuru nedeniyle BK’nun 43-44. maddeleri dikkate alınarak uygun bir indirim yaparak oluşacak sonuca göre karar vermektir. Açıklanan hususlara aykırı düşecek biçimde davalı ortak girişimin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle istemin tümden reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve davacı yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine, temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/11/2013 gününde oybirliğiyle kararverildi.