İçtihatYargıtay12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2013/15318 · K. 2013/22461
- Esas No
- 2013/15318
- Karar No
- 2013/22461
- Karar Tarihi
- 17.06.2013
Karar Metni
12. Hukuk Dairesi 2013/15318 E. , 2013/22461 K.
"İçtihat Metni"
ESAS NO : 2013/15318
KARAR NO : 2013/22461
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu Ahmet İlgin tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bir adet bonoya dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe karşı borçlular icra mahkemesine başvurularında; borca ve yetkiye itirazlarının yanı sıra takip dayanağı bononun lehtarı A.İ 'in hem alacaklı hem de borçlu olduğunu ancak takip alacaklısının ..... Gaz A.Ş. belirterek takibin iptalini talep etmiş, mahkemece istemlerin reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 207.maddesinde; "Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkar halinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir" hükmü yer almaktadır (1086 Sayılı HUMK 298. madde). Buna göre mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti, ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde yok hükmündedir. Senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza ve paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. Bu şekilde yapılan imzaya veya parafa itiraz halinde, mahkemece yöntemince imza incelemesi yapılmalıdır. Düzeltmenin onaylı olmaması veya imzanın senedi düzenleyene ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltme yok hükmünde olup senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır.
Diğer yandan takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK.nun 690.maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 593.maddesi gereğince kambiyo senedi niteliğinde olan bonodaki hakkın devri ancak ciro ve teslim yolu ile mümkündür. Aynı kanunun 598.maddesi gereğince, bonoyu elinde bulunduran kimsenin hak sahibi olabilmesi için fiili zilyetliği yeterli olmayıp, aynı zamanda hakkını müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla tevsik etmesi gerekir. Bonoda ilk cironun lehtara ait olması zorunludur. Ciroların birbirine bağlı olması, her şeyden önce, ilk cironun lehtar tarafından yapılmasıyla mümkündür. İlk ciro lehtara ait değilse, ciro zinciri düzensiz demektir. Lehtarın cirosundan önce başka cironun bulunması ve daha sonra lehtarın cirosunun yer alması durumunda, lehtarın cirosundan önceki cirolar yok sayılır. Lehtarın cirosundan sonra senedi devralan hamiller, yetkili hamil olurlar. Ancak cirosu yok sayılanlar yönünden takip hakları bulunmaz. İlk cironun lehtara ait olmaması, lehtarın, keşideci ve aval verenlere müracaat hakkını engellemez ise de, lehtarın cirosundan önceki cirolar yok sayıldığından, lehtarın, kendi cirosundan önceki cirantaları takip hakkı yoktur.
Somut olayda takip dayanağı senette gözle görülür bir biçimde lehtar hanesindeki .....Gaz A.Ş. ismi çizilmiş olup, yeniden yazılan A.İ ismi ise paraflanmadığından ..... Göl Gaz A.Ş.nin alacaklı sıfatının tespiti yargılamayı gerektirmekte olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılmalıdır. Senedin lehtarı ..... Gaz A.Ş. olduğu halde, ilk cironun A.İ tarafından yapıldığı, A.İ' den senedi ciro ile alan ..... Gaz A.Ş.nin senedin ön yüzünde imzası bulunmayan A.İ' yi takip ettiği görülmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere, ilk ciro lehtar tarafından yapılmadığından A.İ' in cirosu yok hükmündedir. Bu durumda, lehtarın A.İ aleyhine takip yapması mümkün değildir.
O halde mahkemece İİK.nun 170/a maddesi uyarınca A.İ hakkında takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, HMK.nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereğince hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Borçlu A İ 'in temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.