İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2013/15422 · K. 2013/22654
- Esas No
- 2013/15422
- Karar No
- 2013/22654
- Karar Tarihi
- 18.12.2013
Karar Metni
7. Hukuk Dairesi 2013/15422 E. , 2013/22654 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 2004 yılı Mayıs ayında satış görevlisi olarak çalışmaya başladığını, müvekkilin 15/04/2011 günü... ile yaptığı görüşmeden sonra iş akdinin feshedildiğini öğrendiğini, ancak cumartesi ve pazar çalıştığını, 18/04/2011 tarihinde şirket sahibiyle yaptığı telefon görüşmesinde davacının haklarını istediğini, ancak şirket sahibinin "hiçbir şey alamazsın git bildiğini yap" diyerek "iş yerini terk etmesini ve bir daha gelmemesini" söylediğini, müvekkilinin haftanın 6 günü 09.00-20.30 saatleri arasında ve tüm genel tatillerde çalıştığını, yıllık iznini yılda 7 gün olarak kullandığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 21/10/2004 tarihinden işten ayrıldığı 18/04/2011 tarihine kadar satış görevlisi olarak çalıştığını,...'ın şirketin yetkilisi ya da ortağı olmadığını, 18/04/2011 tarihinde davacının...ile telefonla yaptığı görüşmede ...Mağazasında iş bulduğunu belirterek kıdem tazminatının ödenmesini istediğini, akabinde davacının 18-19, 20 Nisan ve izleyen günlerde işe gelmediğini, gelmediği günlerle ilgili tutanak tutulduğunu, ihtarname ile mazeretini belgelemesi istenen davacının mazeretini belgelemediği gibi işe de dönmemesi nedeniyle iş akdine son verildiğini, tüm hak ve alacaklarının ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının ücretinin düşürülmesi nedeniyle iş akdinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, devamsızlık tutanağında imzası bulunan davalı tanığı ...'ün beyanının davalının iddiasını doğrular nitelikte olmadığı, 6 yılı aşkın bir süre aynı işyerinde çalışan işçinin sebepsiz yere bütün işçilik alacaklarından yoksun kalacak şekilde iş akdini feshetmesinin çalışma koşullarına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu sonucuna varılarak davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, davacının yıllık izinlerini kullandığının usule uygun olarak ispat edilememesi nedeniyle davacının kullanmadığı yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, yine ödenmeyen ücret alacağının bulunduğu, işyerinde fazla mesai yapıldığı ve milli bayram günlerinde çalışıldığı, bu çalışmaların karşılığının ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında, davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı iş aktinin haksız olarak işverence feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı ise, davacının başka bir iş bulması nedeniyle işi bıraktığını, davacının işe gelmemesi üzerine (18-19-20).04.2011 tarihlerinde devamsızlık tutanakları düzenleyerek 03.05.2011 tarihinde iş aktini haklı nedenle feshettiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının ücretinin düşürülmesi sebebiyle davacı işçinin haklı nedenle iş akdini feshettiği kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Yapılan yargılama sonunda davacının fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve ücret alacaklarının hüküm altına alınmış olmasına göre davacının ödenmemiş işçilik alacakları bulunduğundan işçinin iş akdini feshinin haklı nedenle yapılmış olmasına göre davacının kıdem tazminatına hak kazanmakla birlikte ihbar tazminatını talep edemeyeceği kabulü ile ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
3-HMK'nun 26. maddesine göre hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Somut olayda, davacı dava dilekçesinde yılda 7 gün yıllık iznini kullandığını bildirmiş olmasına rağmen bilirkişi tarafından davacının 2007, 2008, 2009, 2010 yıllarında yıllık izin kullanmadığı kabulü ile rapor tanzim edilmiş ve mahkemece de talep aşılmak suretiyle hazırlanan hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiş olması isabetsizdir.
4-Davacı vekilinin verdiği ıslah dilekçesinde faiz talebi olmadığı halde 6100 sayılı HMK'nun 26.maddesine aykırı davranılarak ıslah ile istenen alacak miktarlarına faiz işletilmesi de hatalı olmuştur.
O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 18.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.