İçtihatYargıtay19. Hukuk Dairesi
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi · E. 2013/1548 · K. 2013/8338
- Esas No
- 2013/1548
- Karar No
- 2013/8338
- Karar Tarihi
- 07.05.2013
Karar Metni
19. Hukuk Dairesi 2013/1548 E. , 2013/8338 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın yetkisizlik nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı, davalı ile 5 yıl süreli bir sözleşme düzenlendiğini, 5 yıllık sürenin 26.11.2011 tarihinden sona erdiğini, bayilik sözleşmesini feshettiğini, sözleşme yapıldığı sırada davalı tarafa 50,000 TL'si bedelli teminat mektubu verdiğini, teminat mektubu nedeniyle herhangi bir borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, davacının gerçek olmayan iddialarla kesin teminat mektubunun iadesini istediğini, davanın reddine karar verilmesini belirttiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, HMK 114. Maddede yetkinin dava şartı olarak düzenlendiği, dava şartlarının her aşamada kendiliğinden mahkemece araştırılabileceğinin de 115. Maddede belirtildiği, davalının süresinde ve usulüne uygun yetki itirazında bulunduğu, taraflar arasında 5 yıl süreli bir anlaşma yapılmış olduğu, davacının sözleşme yapılırken karşı tarafa vermiş olduğu teminat senedinin sözleşmenin feshi nedeniyle iadesini ve teminat senedi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istediği, davalının teminat senedinin bedeli kadar sebepsiz zenginleştiğini ileri sürdüğü, davacı verdiği teminat senedinin davalıda sebepsiz olarak bulunduğu iddiasına dayalı olarak iadesi talepli dava açtığına göre, niteliği bakımından talebin sözleşme ilişkisine dayalı değil, sebepsiz iktisap koşullarına uyduğu, dolayısıyla davada sözleşmenin yerine getirileceği yer değil, davalı tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu belirtilerek, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde ve 2 haftalık sürede başvurulması halinde dosyanın yetkili ve görevli Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki 15.11.2006 tarihli bayilik sözleşmesinin 18. maddesinde, "sözleşmeden doğan ihtilafların hallinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkilidir" şeklinde yetki düzenlemesi getirilmiştir. HMK 17. madde uyarınca tacirler arasındaki sözleşmelerde aksi kararlaştırılmadığı takdirde yetkili yer belirlenmişse, uyuşmazlık halinde belirlenen yetkili mahkemede dava açılması gerekir. Davalı, yetki itirazında bulunduğundan ve sözleşmede İstanbul Mahkemeleri dışında başka yetki düzenlemesi olmadığından davaya İstanbul Mahkemelerinde bakılması gerekir. Sözleşmedeki yetki düzenlemesine aykırı olarak davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğuna dair verilen karar HMK 17. maddesine uygun olmadığından mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına. peşin harcın istek halinde iadesine, 07.05.2013 gününde gerekçede oyçokluğu sonuçta oybirliğiyle karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
HMK'nun 17. maddesindeki yetki kuralı kesin yetki olmayıp münhasır yetki niteliğindedir. Kesin yetki halleri aynı Kanun'un 11/1, 12/1. 14/2 ve 15/2 maddelerinde açıkça düzenlenmiştir. Kanun'da açıkça “kesin” yetkiden söz edilmeyen hükümlerdeki yetki kurallarının kesin yetki olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. HMK'nun 114/1-ç maddesindeki dava şartı, yetkinin kesin olduğu hallerle sınırlıdır. Yetkinin kesin olmadığı durumlarda mahkemenin yetkili olup olmadığı hususu dava şartı olarak kabul edilmemiştir. Bu itibarla, her şeyden önce yerel mahkemenin bu ilkelere uygun düşmeyen gerekçesinde isabet bulunmamaktadır.
HMK'nun 19. maddesi uyarınca yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda ise de, yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi halde yetki itirazı dikkate alınmaz.
HMK'nun 19/4. maddesi hükmüne göre; “Yetkinin kesin olmadığı davalarda davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir."
Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; davalı vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde, “davalının ikametgahı mahkemesi olan Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bunun dışında taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 18. maddesinde yetkili yer olarak İstanbul Mahkemelerinin kararlaştırıldığını belirterek" mahkemenin yetkisine itiraz etmiş, bunlardan hangisini yetkili gördüğünü açıkça bildirmemiştir. HMK'nun 19/3. maddesine göre “Mahkeme yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir” hükmü karşısında yetki itirazında bulunan davalının açıkça dosyanın hangi mahkemeye gönderilmesini istediğini yetki itirazında belirtmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yetki itirazı dinlenmez.
Bu nedenlerle, olayımızda davalı, HMK'nun 19/2. maddesine uygun bir yetki itirazında bulunmadığından ve kesin yetki de söz konusu olmadığından HMK'nun 19/4. maddesi uyarınca davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelmiş olup işin esasına girilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma gerekçelerine katılamıyorum.