İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2013/15937 · K. 2013/24015
- Esas No
- 2013/15937
- Karar No
- 2013/24015
- Karar Tarihi
- 30.12.2013
Karar Metni
7. Hukuk Dairesi 2013/15937 E. , 2013/24015 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili; davacının 02/11/2002-31/10/2006 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, bu çalışmasının 02/11/2002-01/04/2006 tarihlerini kapsayan döneminde Genel Müdür Yardımcısı, 01/04/2006-31/10/2006 tarihlerini kapsayan döneminde de Genel Müdür olarak çalıştığını, en son ücretinin net 5.500,00 TL olduğunu, ancak işverenin müvekkiline otelde yatılı olarak kalma, yeme-içme, araç tahsis etme, ayrıca cep telefonu faturaların ödeme imkanlarını tanıdığını, davalı işyerinin yaz-kış sürekli açık olduğunu, bu nedenle müvekkilinin izin almaksızın bayram ve resmi tatil günleri de dahil olmak üzere işten çıkarıldığı tarihe kadar ara vermeden çalıştığını, iş akdinin davalı otel işletmesi tarafından haklı bir nedene dayanmadan 31/10/2006 tarihinde ihbarsız ve tazminatsız olarak feshedildiğini, davalı otel yönetimince otel genelinde çalışan bütün departman müdürlerinin giriş çıkış kayıtlarının düzenli olarak tutulduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının şirketten kendi iradesi ile istifa ederek ayrıldığını, davacının üst düzey yönetici olduğunu ve fazla mesai talep etmesinin mümkün olmadığını, bu hususta davalı şirkete vermiş olduğu bir ibranamenin olduğunu, herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre, iş akdinin davacı tarafından istifa ile sonlandırıldığı, davacının fazla çalışma, genel tatil çalışması yaptığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilinin temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2012 tarihli ilamı ile özetle, “..Davacının genel müdür olarak fazla çalışma ücreti hak etmesi mümkün değildir. Ancak genel müdür yardımcısı olduğu dönemde yukarıda belirtilen açıklamalar dikkate alınarak üst düzey yönetici olup olmadığı araştırılarak ve ayrıca hizmet sözleşmesinin sona erdiği 30.10.2006 tarihini taşıyan ve bizzat davacı tarafından genel müdür sıfatıyla imzalanıp onaylanan personel ilişik kesme formu başlıklı belgenin ibraname niteliği de taşıması karşısında bu belgenin davacıdan sorularak sonucuna göre fazla çalışma alacağı talebinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır." gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, bozma kararı öncesinde toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna itibarla davanın kısmen kabulü ile, ulusal bayram genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının reddine karar vermiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece, genel müdür yardımcısı iken mesai saatlerinin belirlenmesinde bir başka yöneticinin yönlendirmesi söz konusu olsa dahi verilen ibraname karşısında fazla çalışma ücretini alamadığına ilişkin herhangi bir bilgi, belge ve delil mevcut olmadığından fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda bozma kararı üzerine davacı taraf, genel müdür yardımcısı olduğu dönemde üst düzey yönetici olmadığını ispatlamaya yönelik olarak tanık dinletmek istemiş ve davalı şirketin ortağına yemin teklifinde bulunmuştur. Ayrıca davacı, personel ilişik kesme formu başlıklı belge altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak bu belgede yer alan miktarların ödenmediğini, davalı şirketin anonim şirket olması nedeniyle ödemeye ilişkin belgeleri ibraz etmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, bozma kararından sonra davacının bildirdiği deliller toplamaksızın fazla çalışma ücreti talebinin reddedilmesi hatalı olmuştur. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken davacı tanıklarını usulüne uygun davetiye ile duruşmalara davet ederek dinlemek, davalı tarafa varsa ödemeye ilişkin belgeleri sunması için süre vermek ve gerekirse davacıya yemin delilini hatırlatmak ve sonucuna göre fazla çalışma ücreti alacağı hakkında karar vermektir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi