İçtihatYargıtay12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2013/16221 · K. 2013/23083
- Esas No
- 2013/16221
- Karar No
- 2013/23083
- Karar Tarihi
- 09.10.2013
Karar Metni
12. Ceza Dairesi 2013/16221 E. , 2013/23083 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : CMK'nın 223/2-c.maddesi gereğince beraat
Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan ...'nun eşi olan mağdur Ulviye Durdu'nun, 28.08.2006 günü özel ... Hastanesinde saat 11:00 sıralarında sezeryan ile bir erkek çocuk dünyaya getirdiği, doğumun olağan gerçekleştiği ve bebeğin bir süre sonra annesinin yanına da verildiği, doğum sonrasında bebeğin takibinin hastanede çocuk uzman hekimi olarak görev yapan Dr.... tarafından yapıldığı, doğumdan 4-5 saat kadar sonra bebekte başlayan solunum sayısındaki artış ve solunum esnasında inlemeler üzerine, hastanede çocuk uzman hekimi olarak görev yapan Dr.... tarafından Hood yöntemi ile bebeğe oksijen desteğinin verilmeye başlandığı ve bebeğin açık yatakta takip edildiği, özel Pendik Hastanesinde kadrolu doktor olmayıp konsültan hekim olarak zaman zaman çalışan Doç.Dr. ...'nın 29.08.2006 günü hastanede bizzat gördüğü ve konsülte ettiği bebeğe Hood tedavisinin devam edildiği, yeterli gelmemesi üzerine CPAP yöntemi ile bebeğin hava yoluna maske ile oksijen verildiği, mesai saatinin bitmesi üzerine hastaneden Dr....'nın da ayrılması ile yoğun bakım altındaki bebeğin hastanede sadece nöbetci pratisyen hekim ve hemşire gözetiminde bırakıldığı, Hood ve CPAP tedavileri sonucu gelişebilecek risk olan prömotoraks (yani göğüs boşluğunda hava toplanması) komplikasyonu ve bu durumda yapılması gerekli tedavi olan enjektör yardımı ile havanın boşaltılması ve sonrasında göğüs tüpü takılması operasyonu için Adli Tıp Kurumu 1.İhtisas Kurulu'nu 24.10.2011 tarih ve 1039 sayılı raporunda belirtildiği gibi, hastanede devamlı çocuk hastalıkları uzmanı, neonataloji uzmanı, çocuk cerrahisi uzmanı ve göğüs cerrahisi uzmanı olan uzmanlardan en az birisinin bulunmasının gerektiği, söz konusu hastanede mesai saatleri dışında bu uzman doktorlardan birisi bulunmadığı gibi, durumu ciddi olan bebeğin bu uzman doktorların ve daha gelişmiş yoğun bakım ünitesinin bulunduğu bir hastaneye de gönderilmediği, durumu git gide kötüleşen bebeğin 30.08.2006 günü gecesi ilk saatlerine kadar hastanede tutulduğu, bebekte gelişen prömotoraks rahatsızlığının ilerlediği, telefon ile gece ulaşılan konsültan hekim ...'nın bebekte prömotoraks gelişmiş olma ihtimali nedeni ile bebeğe göğüs tüpü takılması gerektiğini söylediği, ancak 30.08.2006 gecesi ilk saatlerinde hastanede bu operasyonu yapacak bir hekimin bulunamadığı, bunun üzerine bebeğin ...Hastanesine sevk edildiği, gece 03:45 de durumu çok kötü olarak bu hastaneye getirilen bebeğin akciğer grafisinin çekildiği ve bebekte prömotoraks gelişmiş olduğunu tespit edildiği ve sağ akçiğere toraks tüpünün takıldığı, genel durumu iyileşmeyen bebeğin solunumu azaldığı, kalp atımının durması ile kalp masajına başlansa da bebeğin 05:55 de hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumu 1.İhtisas Kurulu'nu 24.10.2011 tarih ve 1039 sayılı raporunda belirtildiği gibi, doğumun gerçekleştiği özel ... Hastanesinde gerekli uzman kadrosunun bulunmaması nedeniyle, prömotoraks gelişen bebekte bu komplikasyonun zamanında tespit edilemediği, enjektör yardımı ile zamanında göğüste biriken havanın boşaltılıp devamında göğüs tüpünün zamanında takılamadığı gibi yoğun bakım altındaki bebeğin gerekli uzman doktor kadrosuna sahip bir hastaneye daha erken gönderilerek gerekli tüm bu tedavi sürecine daha erken başlanmasının da sağlanmadığı ve böylece zamanında müdahale ile ölüm riskinin çok düşük olduğu prömotoraks nedeniyle bebeğin ölümüne sebebiyet verildiği anlaşıldığından, gerekirse Yüksek Sağlık Şurasından rapor da alınarak, söz konusu tıp kurallarına aykırı eylemleri gerçekleştiren sanıkların tespit edilmesi ve tespit edilecek sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılanın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.