İçtihatYargıtay21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi · E. 2013/16361 · K. 2013/24805
- Esas No
- 2013/16361
- Karar No
- 2013/24805
- Karar Tarihi
- 25.12.2013
Karar Metni
21. Hukuk Dairesi 2013/16361 E. , 2013/24805 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
A- Davalı temyizi yönünden;
Mahkemece, ölen işçi ... eşi davacı ... için 118.583,98TL. maddi, 35.000.00TL manevi, davacı anne ... için 20.000.00TL manevi, kardeşlerinden ... için 5.000.00TL, Güllü Salma için 5.000.00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 183.583,98TL.alacağının; olay tarihi olan 30/08/2009 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizleriyle birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davacı tarafın maddi ve manevi tazminat alacağı ile ilgili fazlaya ilişkin taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; SGK Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, olayın meydana gelmesinde, müteveffa işçinin % 30, davalı işverenin % 70 oranında kusurlu bulundukları, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda ... Sendikasının bildirdiği emsal ücretin 2.325,00 TL olduğu belirtilerek dava dilekçesinde sigortalının ekskavatör operatörü olduğu, aylık net 1.500,00 TL ücret ile çalıştığı belirtildiğinden taleple bağlı kalınıp bu miktar esas alınarak asgari ücretin 2.74 katı üzerinden maddi zarar hesabı yapıldığı, Mahkemece yapılan hesaplama sonucunda tespit edilen zarar miktarlarının hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık maddi zararın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının, maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin
aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Yapılacak iş; ölen sigortalının yaptığı iş, yaşı, kıdemi belirtilmek suretiyle ilgili meslek odasından hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan veriler nazara alınarak saptamak ve yukarıda açıklanan esaslara göre bilirkişiye zarar hesabı yaptırılarak çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
B- Davacılar vekilinin temyizine gelince;
Kurum tarafından karşılanmayan maddi zararın tahsiline yönelik davada, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin tüm peşin sermaye değerinin belirlenen tazminattan düşürülmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş, yerleşmiş görüşlerindendir. Bu bakımdan, davanın niteliği gözönünde tutularak öncelikle ölen işcinin babasına Kurum tarafından iş kazası nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması, gelir bağlanmış ise bildirilen miktarın tazminattan düşülmesi, gelir bağlanmamış ise bu yön, ölen işcinin annesinin tazminat hakkını doğrudan etkileyeceğinden hak sahiplerine gelir bağlanması için Kuruma başvurmaları giderek dava açmaları yönünden önel verilmek ve verilen önelin sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Yapılacak iş; davacı anneye yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması için Kuruma başvurması giderek dava açması yönünde önel vermek, davacı anneye gelir bağlandığı takdirde maddi zararın hesaplanması için bilirkişi incelemesi de yaptırarak çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 25.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.