İçtihatYargıtay7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi · E. 2013/1842 · K. 2013/2016
- Esas No
- 2013/1842
- Karar No
- 2013/2016
- Karar Tarihi
- 04.03.2013
Karar Metni
7. Hukuk Dairesi 2013/1842 E. , 2013/2016 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının 02/04/2008-31/12/2010 tarihleri arasında yüksek mimar olarak çalıştığını, son aylık net ücretinin 2.475 TL olduğunu, 10/06/2010 tarihinde doğum iznine ayrıldığını, işveren tarafından sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını, primlerinin eksik yatırılması sebebiyle doğum izni esnasında düşük tutardan geçici iş göremezlik ödeneği aldığını, davalı tarafından doğum izni, yılık izin ve süt izni sürelerini kullandığı müddet boyunca ücretinin ödenmediğini, Kasım ve Aralık ayı ücretinin ödenmediğini, Ekim ayı ücretinin ise eksik ödendiğini, 31/12/2010 tarihinde sözlü olarak kendisine doğum iznine gittiği süreçte işe başka mimarlar alındığını, iş yerinde kendisine ihtiyaç kalmadığını, 31/12/2010 tarihi itibariyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, hak ve alacaklarının aynı gün içinde ödeneceğinin bildirildiğini, fesih sonrası hak ve alacaklarının ödenmemesi üzerine davalı işverene Noter aracılığı ile ihtarname gönderdiğini, bunun sonucunda davalı işveren tarafından alacaklarının eksik ödenmesinin teklif edildiğini, kabul etmemesi üzerine kendisine Noter aracılığı ile sözleşmesinin devam ettiğini ve mazeretsiz olarak devamsızlık yaptığı ileri sürülerek işe başlaması yönünde ihtarda bulunulduğunu, davalının fesih iradesinin kendisine iletilmesi ile sonuçlarını doğurduğunu, davalı işyerinde mesai saatlerinin hafta içi 08:30-18:30 cumartesi günleri 08:30-13:00 saatleri arasında olduğunu, ancak 02/04/2008-10/06/2010 tarihleri arasında yasal sürenin
2013/1842-2013/2016 S/2
üstünde çalışma yaptığını, davalının doğum izni, yıllık izin ve süt izni sürelerinde ücretini ödemediğini beyanla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma alacağı ve Ekim-Kasım-Aralık ayları için ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının son ücretinin brüt 1020 TL olduğunu, ücretin bankaya yatırıldığını, 10/06/2010 tarihinde doğum iznine ayrıldığını 16 haftalık doğum izninin yasal süresinin 02/10/2010 tarihinde sona erdiğini, davacının bebeğinin küçük olması sebebiyle Ocak 2011 itibari ile işe dönmek istediğini ve bu hususun şirket tarafından kabul edildiğini, 02/10/2010 tarihinden itibaren fiili çalışması olmamasına rağmen kullanmadığı yıllık izinlerine sayılmak üzere sigorta primlerinin 30/11/2010 tarihine kadar yatırıldığını, 2010 yılı Aralık ayı ve 2011 yılı Ocak aylarında sigorta bildirimlerinde davacının devamsızlığının beyan edildiğini, müvekkili şirketin 2011 yılı Ocak tarihi itibari ile davacıyı çalışması için beklerken davacının 04/01/2011 tarihinde iş sözleşmesinin 31/12/2010 tarihinde feshedildiği iddiası ile kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret ve fazla çalışma alacağı talep ettiğini, şirket tarafından mazeretsiz devamsızlık yaptığı yönünde ihtarname gönderildiğini ancak davacının hiçbir belge ibraz etmediği gibi işbaşı da yapmadığını, bu sebeple iş sözleşmesinin 04/01/2011 tarihinde İş Kanununun 25/11-g maddesi gereği haklı sebeple feshedildiğini, bu doğrultuda davacının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davacının izine çıktığı 10/06/2010 tarihinden itibaren iş sözleşmesinin feshedildiğini 14/01/2011 tarihine kadar geçen sürede hiç bir fiili çalışması olmaması sebebiyle bu aylarda ücrete hak kazanamayacağını ve ara dinlenme süreleri düşüldüğü zaman müvekkili şirkete haftalık 45 saat olan yasal çalışma süresinin aşılmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacının Ekim 2010 ve Kasım 2010 ücretlerinin ödendiğinin davalı işveren tarafından ispat edilemediği, Aralık 2010'da ise fiili çalışması bulunmadığından bu ayın ücretini talep edemeyeceği gerekçesiyle Ekim ve Kasım ayı aylık ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
Davacının doğum izni süresi 02.10.2010 tarihinde bitmesine rağmen davalı işveren 31.11.2010 tarihine kadar yıllık izin karşılığı sigorta primlerini yatırdığını ./...
2013/1842-2013/2016 S/3
savunmuştur. Davacı ise 02.10.2010 sonrası dönemin yıllık izin ve süt iznine karşılık 31.12.2010 tarihine kadar kullandırıldığını, izinde olduğu süre içerisinde Ekim, Kasım, Aralık ayı ücretlerinin yatırılmadığını iddia etmiştir. Mahkemece davacı Aralık ayında çalışmadığından bu ay dışında Ekim ve Kasım ayı ücretleri hüküm altına alınmıştır.
İşçinin yıllık izin kullanması halinde o aya ait ücretin peşin olarak ödenmesi gerekir. Davacıya Ekim, Kasım ve Aralık ayında ücret ödemesi yapılmadığı ödeme kaydı bulunmamasından ve taraf beyanlarından açıkça anlaşılmaktadır. Mahkemece davacıya izinli olduğu Ekim ve Kasım ayı ücretlerinin ödenmesi gerektiği kabul edilmişse de davacının hizmet süresi 2 yıl 7 ay 4 gün olup 28 gün yıllık izin hakkı bulunduğundan yıllık izin süresi 30.10.2010 günü sona ermiştir.
Kadın işçiye doğumdan sonra bir yıla kadar günde 1.5 saat süt izni verilmesi gerektiğine dair düzenleme, 10.06.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanununun 74. maddesiyle getirilmiştir. İşçi süt iznini toplamak suretiyle toplu kullanma talebinde bulunamaz. İşverence süt izni verilmemesinin yaptırımı da, idari para cezası olarak anılan yasanın 104. maddesinde öngörülmüştür. Somut uyuşmazlığa konu olayda süt izni verilmemesi durumunda işçiye ilave bir ücret ödeneceğine dair taraflar arasında bir sözleşme hükmü de bulunmamaktadır. Bu nedenle 02.10.2010 tarihi sonrasında geçen sürenin süt izni olarak sayılması da mümkün değildir.
Tarafların beyanları bütün olarak değerlendirildiğinde davacının 02.10.2010 sonrasında, önce çalışma süresine göre 28 gün yıllık izinli, 31.12.2010 tarihine kadar ise ücretsiz idari izinli olduğunun kabulü gerekir.
Kasım ayına ilişkin sigorta piriminin SGK'na yatırılması sonuca etkili olmayıp ücret çalışmanın karşılığı olup yasal izin hakkının bulunmadığı, idari nitelikte izinli olduğu kabul edilen Kasım ayı ücret alacağının mahkemece hüküm altına alınması isabetsizdir.
3-Davacı temyizine gelince; Davacı fazla çalışma alacağını ıslah dilekçesinde brüt olarak talep ettiği halde talebin dışına çıkılarak net miktar üzerinden hüküm altına alınması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalı, 3 nolu bentte açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde taraflara ayrı ayrı iadesine 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.