İçtihatYargıtay7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2013/20858 · K. 2014/18861
- Esas No
- 2013/20858
- Karar No
- 2014/18861
- Karar Tarihi
- 20.10.2014
Karar Metni
7. Ceza Dairesi 2013/20858 E. , 2014/18861 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, iade
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın kaçakçılık suçundan dolayı verilen hükme yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Dava konusu nakil aracı yönüyle yapılan incelemede;
Sanığın duruşmadaki beyanında, el konulan nakil aracının, kayden malik gözüken ...'den satın aldığını, adı geçen şahsın da el koyma kararından üç ay sonra 19.03.2012 tarihinde kendisine ait olduğundan bahisle aracın iadesini istediğinin anlaşılması karşısında, aracın iyi niyetli 3.kişiye ait olup olmadığının tespiti bakımından; fiilen kim tarafından kullanıldığının kolluk marifetiyle araştırılması, araç sahibi olduğunu iddia eden ...'in sürücü belgesinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, geçmişe yönelik olarak varsa sürücü olarak sanık hakkında trafik kurallarına aykırılıktan verilmiş para cezası bulunup bulunmadığı, ...'in celbedilerek, araca el konulmasından itibaren neden üç ay bekledikten sonra iade talebinde bulunduğu hususları araştırılıp birlikte değerlendirilerek, aracın iyi niyetli 3.kişiye ait olup olmadığı belirlenip müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması.
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.10.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık tarafından kaçak çay, bal ve şeker naklinde kullanılan aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu sonucuna ulaşılması nedeniyle 5607 sayılı Kanun'un 13.maddesi delaletiyle TCK'nın 54/1.maddesi uyarınca sahibine iadesine karar verilmesine karşın, dairece, aracın fiilen kim tarafından kullanıldığının kolluk marifetiyle araştırılması, araç sahibi olduğunu iddia eden şahsın sürücü belgesinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, geçmişe yönelik sürücü olarak sanık hakkında trafik kurallarına aykırılıktan verilmiş para cezası bulunup bulunmadığı, araç sahibi olduğunu iddia eden şahsın celbedilerek araca el konulmasından itibaren neden üç ay bekledikten sonra iade talebinde bulunduğu hususlarının araştırılıp birlikte değerlendirilerek aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığının belirlenip müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken iadesine karar verilmesi bozma nedeni yapılmıştır.
Yerel mahkeme hükmü sadece sanık tarafından temyiz edilmiştir. Aleyhe temyiz yoktur.
CMUK.nun 326.maddesi son fıkrası aleyhe temyiz olmadığı takdirde, yeniden verilecek hüküm önceki hükümle verilen cezadan ağır olamaz hükmünü amirdir.
Mahkemece iadesine karar verilen eşya bizatihi yasak nitelikte yasalar gereği zoralımı zorunlu bir eşya olmayıp, kaçak eşya naklinde kullanılan taşıma aracıdır. Aracın kendisi kaçak olmayıp, yasa dışı yollardan elde edildiğine dair de hiçbir belge yoktur. Bu nitelikteki bir aracın zoralımı, mülkiyet hakkını sonlandıran ceza niteliğini taşıyan bir karardır. Zoralımın, ceza yasasında güvenlik tedbirleri bölümünde düzenlenmesi her koşulda güvenlik tedbiri olduğu şeklinde yorumlanmamalıdır. Aksi hak ihlali anlamına gelir.
Aleyhe bozma yasağının bir amacı da, temyiz yasa yoluna başvurmaktan korkulmamasını sağlamak, hak arama özgürlüğünün önünü açmaktır.
Anayasamıza göre T.C. hukuk devletidir.
Hukuk devleti, devlet organlarının tüm eylem ve işlemlerinde hukuka uygun davranan devlet olarak da tanımlanmaktadır.
CMUK.nun 326.maddesi son fıkrasının dar yoruma tabi tutularak, aleyhe değiştirmeme ilkesinin mutlak surette ve sadece verilen ceza miktarı ile sınırlı tutularak, aleyhe sonuçlara yol açmak ceza ve usul yasalarının temel esprisine aykırı olup, hukuk devleti ilkesini de zedeler niteliktedir.
Suçta kullanılan nakil vasıtasının iadesi kararının aleyhe temyiz olmadığı halde bozulması ve bozmaya uyulması halinde önceki hükümden çok daha ağır hukuksal sonuçları doğuracağı açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı bozma kararına katılmıyorum.