İçtihatYargıtay11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2013/23738 · K. 2013/18377
- Esas No
- 2013/23738
- Karar No
- 2013/18377
- Karar Tarihi
- 04.12.2013
Karar Metni
11. Ceza Dairesi 2013/23738 E. , 2013/18377 K.
"İçtihat Metni"
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.09.2013 gün ve 2013/14337/57318 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07.10.2013 gün ve KYB 2013/325052 sayılı ihbarnamesi ile;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ... Şimsek'in, aynı Kanun'un 359/b-1 maddesi uyarınca 18 ay hapis eczası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin (kapatılan Pendik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin) 15/10/2012 tarihli ve 2010/281 esas, 2012/1148 sayılı kararına yönelik dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle yapılan itirazın reddine ilişkin aynı Mahkemenin 15/03/2013 tarihli ve 2010/281 esas, 2012/1148 sayılı kararına karşı yapılan itiraz konusunda karar verilmesine yer olmadığına dair mercii İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/03/2013 tarihli ve 2013/166 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre, iddianame ve gerekçeli kararda, 2005 yılı takvim yılı içinde sanık tarafından düzenlenmiş bir sahte faturadan bahsedilmediği gibi, aynı yıla ait sahte fatura ya da faturalara ait bir bilginin dosyada mevcut olmadığı, bu durumda ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/06/2005 tarihinden önce işlenmiş bir suçtan bahsedilebileceği nazara alındığında, 01/06/2005 tarihinden önce gerçekleştiği kabul edilen suç tarihi ile kararın verildiği 15/10/2012 tarihi anısında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Sahte fatura düzenlemek suçunda suç tarihi, düzenlenen en son fatura tarihi olup, incelenen dosya içeriğine göre 2005 takvim yılında düzenlenmiş her hangi bir faturanın tespit edilemediği ve en son KDV beyannamesinin 2005 yılı Mart ayında verildiği, keza sanığa ait şirketin mükellefiyet kaydının 31.03.2005 tarihinden geçerli olmak üzere re'sen terkin edildiği anlaşıldığından, en aleyhe kabulle suç tarihinin 2005 yılı Mart ayı sonu olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu cihetle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; hükümlüye yüklenen "2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek" suçunun, yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK‘nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun en son olarak işlendiği kabul edilen 31.03.2005 tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Pendik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2012 gün ve 2010/281 esas, 2012/1148 sayılı kararına yönelik dava zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle bu hususta ek karar verilmesi yönündeki istemin reddine dair İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2013 gün ve aynı sayılı ek kararına yönelik itiraz, üzerine mercii İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin bu hususta karar verilmesine yer olmadığına ilişkin 21.03.2013 gün ve 2013/166 değişik iş kararının 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendine göre karar verilmesi mümkün olduğundan, hükümlü hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Yasanın 223/8. maddeleri uyarıca DÜŞÜRÜLMESİNE, cezanın çektirilmemesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.