İçtihatYargıtay13. Hukuk Dairesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi · E. 2013/30034 · K. 2013/31220
- Esas No
- 2013/30034
- Karar No
- 2013/31220
- Karar Tarihi
- 12.12.2013
Karar Metni
13. Hukuk Dairesi 2013/30034 E. , 2013/31220 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket tarafından inşa edilen daireyi dava dışı Ş......’den satın aldığını, davalının ayıplı ifada bulunduğunu, ayıplı ifa nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 17.500TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında satım ilişkisi bulunmadığını, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, dava konusu taşınmazı mevcut haliyle gezip görerek satın alan davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ayıplı ifa nedenine dayalı tazminat isteğine ilişkindir. Davacının dava konusu daireyi dava dışı.LL.’den satın aldığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu husus çekişmesizdir. Davacı, davalının imalatçı-üretici sıfatı ile sorumluluğuna dayanmıştır. İmalatçı-üretici kavram ve sorumluluğu 4077 sayılı yasanın 3 ve 4.maddelerinde düzenlenmiştir. 4077 sayılı yasanın 4/3 maddesine göre; İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10.maddenin 5.fıkrasına veya 10/B maddesinin 9.fıkrasına göre kredi veren, ayıplı maldan ve tüketicinin bu
maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Davalının dava konusu taşınmazın imalatçı-üreticisi olduğu dosya kapsamından anlaşılmakta olup esasen davalının bu konuda itirazı da bulunmamaktadır. Bu durumda davalıya husumet yöneltilebilir. Öyle olunca mahkemece işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.