İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2013/3042 · K. 2013/6046
- Esas No
- 2013/3042
- Karar No
- 2013/6046
- Karar Tarihi
- 28.03.2013
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2013/3042 E. , 2013/6046 K.
"İçtihat Metni"
....
Davacı, ..... rant sigortasına giriş tarihi olan 17.08.1970 tarihinin, ....’de sigorta başlangıcı olarak tespitini ve 01.01.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasını istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İnceleme konusu olayda, 01.06.2011 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olduğu anlaşılan 30.09.1953 doğumlu davacı, .......’da ev kadını olarak geçen 30.09.1971-26.04.1973 ve 27.04.1973-20.08.1976 arası süre ile, .....’da ev kadını olarak geçen 27.12.1976-29.03.1982 tarihleri arası sürelerini 3201 sayılı Yasa uyarınca ve 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesinde öngörülen sigortalılık niteliğinde borçlanmıştır. Dava dosyası içerisinde yer alan 13.07.2011 günlü .... Merciine ait yazı ile eki sigorta durum listesine göre de, davacının .....’daki 17.08.1970-20.08.1976 tarihleri arası çalışma süresine ait primleri 07.09.1979 günlü kararla iade aldığı belirtilmektedir.
Davacı, .... rant sigortasına giriş tarihi olan 17.08.1970 tarihinin, Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak belirlenmesini ve 01.01.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, ....’da ev kadını olarak geçen ve ikinci dönem borçlanma başlangıcı olan 27.04.1973 tarihi, .... rant sigortasına giriş alınmak suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
./....
-2-
Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresini düzenleyen 5510 sayılı Yasanın 38’inci madde hükmü; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcını; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı .....ı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20’nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edileceğini; kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşının ikmal edildiği tarihte başlamış olacağını, bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edileceğini öngörürken, ...... hükümlerini saklı tutmuştur.
Öte yandan, Anayasamızın 90/son maddesi uyarınca, yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde olduğu gibi, normlar hiyerarşisi yönünden uluslararası sözleşme kurallarına uygulamada yasal güç tanınmakta ve bu kuralların uygulanma önceliği de haiz bulunmaktadır.
10.04.1965 tarihli resmi gazetede yayımlanarak 01.11.1965 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin uzun vadeli sigorta kollarından olan “Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları(aylıkları)” başlıklı beşinci bölümde düzenlenen konuya ilişkin 29’uncu madde “Türk Sosyal Sigorta Mercii için aşağıdaki hususlar geçerlidir:
…
(4) Bir kimsenin ...... sigortasına girişinden önce bir .... rant sigortasına girmiş bulunması halinde, .... Rant Sigortasına girişi, ..... giriş olarak kabul edilir. ..” hükmünü içerirken ;
07.04.1969 tarihli resmi gazetede yayımlanarak 01.10.1969 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin uzun vadeli sigorta kollarından olan “Yaşlılık,Malullük ve Ölüm(aylıklar)” başlıklı üçüncü bölüm ikinci kısım ikinci fasılda düzenlenen konuya ilişkin 21’inci madde hükmü ise “..b) Bir kişi Türkiye’de sigortalı olmadan önce Avusturya mevzuatına göre emeklilik sigortasına tabi olmuş ise, Türk mevzuatının uygulanmasında Avusturya’daki sigortalılığın başlangıcı, sigortaya ilk giriş tarihi olarak kabul edilir.” Hükmüne yer vermiştir.
../....
-3-
Anılan Uluslararası sözleşme hükümleri ile, sözleşme hükümlerinin düzenlendiği bölüm ve fasıllar birlikte değerlendirildiğinde; bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, sözleşme hükmü kapsamında,uzun vadeli sigorta kollarından olan malüllük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarından Alman rant sigortasına(Avusturya için, emeklilik sigortasına) girmiş bulunması halinde, rant sigortasına giriş (Avusturya için, Emeklilik sigortasına giriş) tarihinin, Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, davaya konu yapılan ve rant sigortasına giriş olarak öngörülen 27.04.1973 tarihini de içeren 27.04.1973-20.08.1976 arası dönemin .....’da geçen “Ev kadınlığı süresi” olması karşısında; anılan ev kadınlığı süresinin, yukarıda bahsedilen Uluslararası sözleşme hükmü kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından olan malüllük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarından ..... rant sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık süresi olup olmadığı usulünce araştırılıp belirlenmelidir.
Yapılacak araştırma neticesi, ...’da geçen ev kadınlığı süresinin, ... rant sigortası kapsamında bulunmadığının anlaşılması halinde; bu defa ...’da geçen ev kadınlığı süresi yönünden yukarıda belirtilen aynı esaslar çerçevesinde yapılacak araştınma ve inceleme ile, ....’da geçen ev kadınlığı süresinin, uzun vadeli sigorta kollarından olan ..... emeklilik sigortası kapsamında bir giriş olup olmadığı belirlenmeli; böylece davacı istemi bu çerçevede yeniden değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Öte yandan dava dosyası içerisinde yer alan ve ...’da geçtiği anlaşılan 17.08.1970-20.08.1976 tarihleri arası çalışma süresine ilişkin ... primlerinin 07.09.1979 tarihinde davacı tarafından iade alındığının belirtilmesi; giderek, tasfiye edilen yurt dışı çalışmaların sigortalılık başlangıcında asas alınmasının mümkün olmayacağı yönündeki hukuksal gerçeklik de dikkate alınarak; anılan çalışmaların tasfiye edilip edilmediği veya tasfiye edilmeyen rant sigortası kapsamında bir kısmın bulunup bulunmadığı usulünce yapılacak araştırma ile saptanmalı, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir.
Diğer yandan, sigorta başlangıcı istemi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, kabul kararı gibi hüküm tesisi ayrıca isabetli bulunmamıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
.../....
-4-
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
....