İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2013/3309 · K. 2013/20532
- Esas No
- 2013/3309
- Karar No
- 2013/20532
- Karar Tarihi
- 14.11.2013
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2013/3309 E. , 2013/20532 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.11.2012 tarih ve 2012/26-2012/593 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, Gimak A.Ş.'ye ait hisselerin devrine ilişkin davalı ve üçüncü kişiler ile yapılan 10.03.2010 tarihli Hisse Devir Senedi sebebi ile ödenmeyen alacağın tahsili amacı ile davalılar aleyhine ayrı ayrı icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin davalılara tebliğ edildiğini, davalıların borcun tamamına itiraz ettiklerini, itirazın kötü niyetli haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu beyanla, itirazın iptaline, davalılar aleyhine alacağın %40'dan aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, BK'nın 182.maddesinin 1.fıkrasına göre satıcı satılan malı alıcının ödemeyi kabul ettiği semen karşılığında alıcıya teslim ve malın mülkiyetini devretmeyi kabul ettiğini, aynı Kanunun 2.fıkrasına göre ilke olarak satış bedelinin malın teslimi sırasında ödendiğinin kabul edildiğini, ana kuralın aksini iddia eden davacının bu iddiasını ispat etmek durumunda olduğunu, hisse devir senedinin devri vaadini içeren bir sözleşme olmayıp, kesin hisse devrini içeren bir senet olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, ispatlanamayan dava ve birleşik davaların reddine, davacının icra inkar tazminatına ilişkin talebinin koşulları oluşmadığından, davalıların kötü niyet tazminatı talebinin takipler haksız ise de davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen davalar, davacının ortağı olduğu dava dışı Gimak A.Ş. hisselerinin davalılara devri nedeniyle hisse devir bedeli alacağının tahsili amacıyla davacı tarafından girişilen icra takiplerine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir. Davaya konu hisse devirleri 10/03/2010 tarihli devir senedine istinaden yapılmış ve ticaret siciline de tescil edilmiştir. Mahkemenin sözleşme tarihinde yürürlükte olan BK’nın 182/2.maddesine göre hisse devir bedelinin davacıya ödendiğine dair karine oluştuğu ve bu karinenin aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğine dair gerekçesi doğrudur. Davacının dosyaya sunduğu iki ayrı protokolün devir bedeli ve pay devri ile ilişkili olmaması dikkate alındığında, davacının devir bedelinden dolayı alacağını dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nın 288. ve 290. maddeleri uyarınca yazılı belge ile ispatlaması gerekir. Ancak davacı iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, davalı lehine oluşan karinenin aksini kesin delil olan yemin delili ile de ispat edebilir. Mahkemece davacının yemin deliline dayanmadığı ve bu nedenle iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı asıl ve birleşen dava dilekçelerinde deliller kısmında “Her türlü kanuni delil” şeklinde belirtmek suretiyle diğer yasal delillere de dayanmış olduğundan, mahkemece davacıya hisse devir bedellerinin miktarı ve ödenmediği konusunda yemin teklifi hakkı hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin buna ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.