İçtihatYargıtay22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi · E. 2013/33293 · K. 2013/25603
- Esas No
- 2013/33293
- Karar No
- 2013/25603
- Karar Tarihi
- 19.11.2013
Karar Metni
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/33293 E. , 2013/25603 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :... Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin ... sözleşmesinin haklı neden olmaksızın davalı işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi, şirket adına kayıtlı taşınmaz kaydına konulan ihtiyadi tedbirinin kaldırılması talepli dilekçe sunmuş, davanın esası hakkında beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının ... sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, davalının ... sözleşmesinin davalı şirketçe feshedilip feshedilmediği, ... yeri devri bulunup bulunmadığı, işyeri devrinin ... ilişkisine ve işçilik haklarına etkileri noktalarında toplanmaktadır.
İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı ... Kanunu'nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan ... sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. İşyeri devrinin temel ölçütü, ekonomik birliğin kimliğinin korunmasıdır. Avrupa Adalet Divanı kararlarına göre, maddi ve maddi olmayan unsurların devredilip devredilmediği ve devir anındaki değeri, işgücünün devri, müşteri çevresinin devri, işyerinde devirden önce ve sonra yürütülen faaliyetlerin benzerlik derecesi, işyerinde faaliyete ara verilmişse bunun süresi, işyeri devrinin kriterleri arasında kabul edilmektedir.
Maddi ve maddi olmayan unsurların devri söz konusu olmaksızın da işgücünün önem taşıdığı sektörlerde ekonomik birliğin önemli unsurunu olan işçilerin devri de, işyeri devri olarak kabul edilmelidir.
Devirden sonra işyerindeki ekonomik birliğin kimliğini koruyup korumadığının saptanabilmesi için, yürütülen faaliyetin devirden sonra yeni işveren tarafından aynı veya özdeş biçimde sürdürülmesi ölçütü yanında, işyerinin taşınmaz ve taşınır malları ile maddî olmayan varlıkların, işyerinde çalışan işçilerin sayı ve uzmanlık bakımından çoğunluğunun, bunun yanı sıra müşteri çevresinin devredilip devredilmediği, devir öncesi ve sonrasındaki faaliyetler arasında benzerlik olup olmadığı, devir sebebiyle işyerinde faaliyet askıya alınmışsa askı süresi gibi koşullar da göz önünde tutulmalıdır.
4857 sayılı Kanun'un 6. maddesinde yazılı olan “hukuki işleme dayalı” ifadesi geniş şekilde değerlendirilmeli, yazılı, sözlü ve hatta zımni bir anlaşma da yeterli görülmelidir.
İşyeri devri fesih niteliğinde olmadığından, devir sebebiyle feshe bağlı hakların istenmesi mümkün olmaz. Aynı şekilde işyeri devri kural olarak işçiye haklı fesih imkanı vermez.
Bu açıklamalar ışığında, ... hukukunda işyeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri üzerinde ayrıca durulmalıdır. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Kanunun 14. maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir.
Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumlu olacaktır.
Somut olayda, Mahkemece, davacının 22.04.2006-12.09.2009 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı, ... sözleşmesinin davalı işverence feshedildiği kabul edilerek, dava konusu alacaklar hüküm altına alınmıştır. Hizmet döküm cetvelinin ve kayıtlı işyeri tescil bilgilerinin incelenmesinden, davacının 22.04.2006-03.02.2009 tarihleri arasında, "1051814" tescil nolu davalı şirkete ait işyerinde çalıştığı, 04.02.2009-12.09.2009 tarihleri arasında ise "1054018" tescil nolu dava dışı ... Kargo ... ve ... Taşımacılık A.Ş.'ye ait işyerinde çalıştığı anlaşılmaktadır.
Duruşmanın 18.12.2009 tarihli celsesinde, işyeri devri ilişkisi hususunda araştırma yapılması gerekliliğiyle Mahkemece, dosya incelemeye alınmasına rağmen, bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan, sonraki celse dava karara bağlanmıştır. Davalı vekilince de temyiz dilekçesinde, davacının ... sözleşmesinin feshedilmediği, işyerinin tüm çalışanlarıyla birlikte dava dışı ... A. Ş.'ye devredildiği, davacının kesintisiz şekilde anılan şirkette çalışmaya devam ettiği yönündeki temyiz itirazlarıyla, işyeri devri ilişkisine işaret edilmektedir.
Mahkemece, davalı şirket ve dava dışı ... Kargo ... ve ... Taşımacılık A. Ş. arasında işyeri devri ilişkisi bulunup bulunmadığının araştırılmaması ve davacının davalı şirket nezdinde geçmeyen 04.02.2009-12.09.2009 tarihleri arasındaki süre bakımından da, davalı şirketin sorumlu tutulması hatalı olmuştur. Anılan nedenlerle, öncelikle dava dışı ... Kargo ... ve ... Taşımacılık A.Ş' den davacının çalışmasına ilişkin tüm işyeri kayıtları, özlük dosyası ile varsa davalı şirket ile aralarında imzalanan sözleşme ve sair evraklar istenilmeli, davacı işçi tarafından şirkete karşı işçilik alacaklarının tahsili istemli dava açılıp açılmadığı, davacının çalışmasının ne suretle sonlandığı, varsa ödenmiş işçilik alacağı bulunup bulunmadığı sorulmalıdır. Sosyal Güvenlik Kurumundan, her iki şirkete ait 2009 yılının ilk üç ayına ilişkin işyeri dönem bordroları celp edilerek karşılaştırılmalı; tanık beyanlarına yeniden başvurularak konu hakkındaki bilgi ve görgüleri tespit edilmelidir. Belirtilen yönlerden yapılacak araştırma neticesinde tüm dosya kapsamı bir değerlendirmeye tabi tutularak, işyeri devri ilişkinin bulunup bulunmadığı hususu aydınlatılmalı, neticeye göre de işyeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri ve devreden işverenin işçilik alacaklarından sorumluluğu ve sorumluluğunun sınırı bakımından yukarıda açıklanan ilkeler nazara alınarak bir karar verilmelidir.
Yazılı şekilde eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.