İçtihatYargıtay17. Hukuk Dairesi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi · E. 2013/3666 · K. 2013/7063
- Esas No
- 2013/3666
- Karar No
- 2013/7063
- Karar Tarihi
- 16.05.2013
Karar Metni
17. Hukuk Dairesi 2013/3666 E. , 2013/7063 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın yanarak kullanılmaz hale geldiğini, 18.501 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, sigortalının aracı, davalı şirketten satın aldığını ve davalı tarafından araca LPG sistemi yapıldığını, ekspertiz ve tespit raporuna göre yangının araca monte edilen LPG sisteminde kullanılan hatalı malzeme veya hatalı montajdan kaynaklandığını belirterek 18.501 TL'nın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, araca takılan LPG sistemine dahil elektrik donanımının araçta bulunan sigorta kutusuna bağlı olduğunu, herhangi bir elektrik kaçağı olduğunda sistemin sigortasının atıp elektrik akımını kesecek şekilde tasarlandığını, LPG sisteminin donanımı gereği davacının ileri sürdüğü hususun olmasının fiilen mümkün bulunmadığını, LPG sisteminin araca takıldığı tarihten kaza tarihine kadar 5 ay geçtiğini, LPG sisteminin malzeme ya da montajında hata olması halinde yangının daha önce gerçekleşmesi gerektiğini, yangının LPG sisteminden kaynaklanmadığını, tespit raporuna açıkça itiraz ettiklerini, o raporda dahi yangının çıkış sebebinin kesin olarak belirlenemediğini, ihtimallerin bildirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyet kurallarına dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 266.maddesi hükmü uyarınca "mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir".
Somut olayda, davacının sigortalısı, davaya konu aracı 19.12.2009 tarihinde davalıdan satın almış ve 21.12.2009 tarihinde davalı tarafından araca LPG sistemi takılmıştır. Dosyada bulunan aracın servise giriş çıkışıyla ilgili diğer belgelere göre, davacı aracı 4.3.2010 tarihinde bir başka araçla karıştığı kaza nedeniyle servise getirilmiş; 16.3.2010 tarihinde onarımı yapılarak servisten alınmıştır. 3.5.2010 tarihinde ilk bakımının yapılması için getirilmiş; davalı tarafından gönderilen belgelerden birinde 27.5.2010 tarihinde aracın LPG'den benzine geçmemesi nedeniyle servise geldiği belirtilmiş ise de davaya konu riziko 21.5.2010 tarihinde meydana geldiğinden ve araç kullanılamaz halde olduğundan bu kayıtta ya da tarihte yanlışlık olduğu düşünülmüştür.
Sigortalı araç 21.5.2010 tarihinde saat 23.30 sıralarında seyir halindeyken sigortalının beyanına göre, aracın önünden dumanlar çıkmış, davacının sigortalısı dumanlar nedeniyle önünü görmeyerek önünde seyreden dava dışı 3.kişiye ait araca çarpmış, aracı alev alarak yanmıştır. Karşı aracın sürücüsü davacıya sigortalı aracın kendi aracına arkasından çarpması sonucu alev aldığını, çarpmadan önceki halini görmediğini ifade etmiştir. Olaya ilişkin düzenlenen itfaiye yangın raporunda; aracın motor bölümünün sıkışması ile alev aldığı belirtilmiş, kaza tespit tutanağına sigortalı sürücünün oluşa ilişkin beyanı aynen yazılmış, daha sonra aracın çarpışmadan önce mi sonra mı yandığının tespit edilemediği bildirilmiştir. Davacı tarafından Ankara 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/28 Değişik iş sayılı dosyasında makine mühendisi bilirkişiden alınan 12.7.2010 tarihli raporda; LPG sisteminin elektrik tesisatının tekniğine uygun monte edilmemesi, izalesinin güvenli şekilde yapılmamasıyla oluşan elektrik arkı sonucunda yangının meydana gelmiş olabileceği, LPG sistemine bağlı elektrik tesisatının tamamen yandığı, diğer tesisatlarla LPG gaz boru tesisatlarının çıkan
yangın alevinden etkilendiği, aracın çarpışmasıyla ilgisinin olmadığı, yanan elektrik kablolarının LPG sistemine elektrik taşıyan kablolar olduğu, bu nedenle söz konusu kabloların LPG'nin montajı sırasında motor aksamlarına monte edilmekle yangına sebebiyet verebileceği kanaatinde olduğu bildirilmiştir.
Aynı olaya ilişkin olarak düzenlenen 13.7.2010/26.5.2010 tarihli ekspertiz raporunda ise; ...,... marka aracın yanmasının olağan olmadığı, yangın sebebini kesin olarak belirlemenin mümkün bulunmadığı, Atiker firmasının (LPG sistemi) yerli üretici olduğu, LPG sisteminde asıl olanın doğru mazeme ve montaj olduğu, ağırlıklı olarak yangın çıkış kaynağının araca monte edilen LPG sisteminde kullanılan hatalı malzeme ya da hatalı montajdan kaynaklandığı, şaseleme sonucu yangının çıktığının düşünüldüğü, aracın pert olduğu, 2.el piyasa rayiç değerinin 22.700 TL, sovtaj bedelinin 4.199 TL olacağı belirtilmiştir.
Davacı ... şirketi sovtaj bedelinin mahsubundan sonra kalan bakiye 18.501 TL hasar bedelini sigortalıya ödemiş ve davalı şirket hakkında yangının LPG sisteminde hatalı malzeme veya hatalı montaj sebebiyle çıktığını ileri sürerek 18.501 TL'nın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili araca takılan LPG sistemindeki malzeme ve montajın tekniğine uygun olarak yapıldığını, sistemin TSE garantili olduğunu aracın çarpma nedeniyle yandığını savunmuştur.
Davacı vekili 16.11.2011 tarihli delil listesinde, sigortalı aracın yetkili serviste yapılan tüm işlem çıktılarının ... Otomotiv ve Pazarlama A.Ş Genel Müdürlüğünden celbini ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiş, mahkemece genel müdürlük ve davalı şirketten yetkili servis belgeleri getirilmiştir. Sigortalı Esra Katırcı 26.4.2012 tarihli duruşmada, LPG takıldıktan sonra araçtan verim alınamadığını, sık sık arızayla karşılaşılması nedeniyle aracın 3-4 kez davalı şirkete tamir için götürüldüğünü, sistem takıldıktan 5 ay sonra da aracın LPG sisteminden kaynaklı yanarak kullanılmaz hale geldiğini beyan etmiştir.
Hükme esas alınan 14.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda; aracın kaza öncesinde LPG arızası nedeniyle servise giriş kaydının olmadığı, aracın ön kısmı ve tüm elektrik tesisatı yandığından elektrik tesisatının tekniğine
uygun olarak montajının yapılmadığını ve izalesinin güvenli şekilde yapılmaması nedeniyle yangının meydana geldiğini kesin olarak söylemenin mümkün olmadığını, aracın ön motor kısmında sadece LPG tesisatıyla ilgili elektrik kablolarının mevcut olmayıp akü, marş sistemi, şarj sistemi, aydınlatma ve uyarı sistemlerinin de elektrik kablolarının bulunduğunu, bunların ark yapması nedeniyle de yangının çıkabileceği, LPG'li araçların çarpışması sonucu yandıklarının da bir gerçek olduğu, somut olayda aracın çarpmadan önce LPG tesisatından kaynaklı yandığına dair sigortalının beyanı dışında kesin delil olmadığı, yangın raporundaki gibi çarpma sonucu aracın motor bölümünün sıkışması nedeniyle yangının meydana geldiği belirtilmiştir.
Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz ederek; raporda aracın 21.6.2010 tarihinde servis kaydı olduğu belirtilmişse de, araç 21.5.2010 tarihli olayda tamamen kullanılamaz hale geldiğinden bu tarihte servise gitmesinin mümkün olmadığını, davalının gerçek dışı ve eksik kayıt gönderdiğini, ana merkezde araçların tüm servis kayıtlarının bulunduğunu, sigortalının da duruşmada aracı 3-4 kez LPG sistemindeki arıza nedeniyle servise götürdüğünü beyan ettiğini, buna göre ana merkezden araçla ilgili tüm servis kayıtlarının istenilmesini ve LPG konusunda uzman bilirkişi listesinden bilirkişi tespit edilerek yeniden rapor alınmasını, raporu tanzim eden bilirkişinin isminin bu listede bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkemece davacı vekilinin talebinin ve davanın reddine karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece davacı vekilinin talebi doğrultusunda ... A.Ş ana merkezinden sigortalının ifadesinin alındığı duruşma tutanağından da örnek eklenerek ve aracın LPG sisteminden kaynaklı arızalar nedeniyle 3-4 kez davalı şirketin servisine götürüldüğünün beyan edildiği belirtilerek sigortalı araçla ilgili aracın satın alındığı tarihten riziko tarihine kadar olan tüm servis kayıtlarının istenilmesi, ayrıca davaya konu rizikonun 21.5.2010 tarihinde gerçekleşmesine rağmen aracın riziko tarihinden sonra 21.6.2010 tarihinde servise giriş kaydının bulunduğu hususunun sorulması, ilgili servis kayıtları geldikten sonra makina mühendisleri odasından LPG sistemi konusunda uzman bilirkişi listesinin temin edilmesi ve bu listeden seçilecek LPG yeterlilik belgesine sahip bilirkişi kurulundan tüm dosya
kapsamına göre sigortalı araçtaki yangının çıkış nedeninin LPG sisteminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda gerekçeli, ayrıntılı, denetime elverişli, önceki bilirkişi raporunun, tespit bilirkişi raporununu ekspertiz raporu ile yangın raporu ve kaza tutanağında irdelendiği, davacı vekilinin iddia ve itirazlarını, davalı tarafın savunmasını cevaplayacak şekilde bir raporda alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ...vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.