İçtihatYargıtay1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2013/3915 · K. 2013/5682
- Esas No
- 2013/3915
- Karar No
- 2013/5682
- Karar Tarihi
- 21.10.2013
Karar Metni
1. Ceza Dairesi 2013/3915 E. , 2013/5682 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, görevi yaptırmamak için direnme, nitelikli hırsızlık
HÜKÜM :1-TCK.nun 82/1-b, 53 maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.
2-6136 sayılı Yasanın 13/1, 53, 54 maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 600.00 TL adli para cezası.
3-TCK.nun 265/1, 265/4, 53 maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası.
4-TCK.nun 142/2-a, 53 maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-Sanığın maktule karşı eylemini kendi üzerinde taşıdığı ruhsatsız tabancası ile gerçekleştirdikten sonra ayrıca maktulün de tabancasını alarak 2 adet suç aleti taşıması nedeniyle TCK.nun 61. maddesi de gözetilerek 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümde alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Sanık ... hakkında nitelikli insan öldürme, nitelikli hırsızlık, görevi yaptırmamak için direnme ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin duruşmalı incelemede eksik incelemeye, suç vasfına, TCK.nun 62. maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A-Sanık hakkında nitelikli insan öldürme, nitelikli hırsızlık ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin, Üyeler ... ve ... 'in sanık hakkında hırsızlık eylemi nedeniyle TCK.nun 141/1 maddesi gereğince uygulama yapılması yönündeki karşı oyları ve oy çokluğu ile tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B-Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hüküm yönünden;
a-Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın 10/08/2010 tarihinde gündüz saatlerinde karayolunda radar uygulaması yapan ekip aracının içerisinde tek başına bulunan maktulü ruhsatsız tabancası ile ateş edip öldürdükten sonra, polis memuru olan maktulün tabancasını da alarak olay yerinden kaçtığı, sanığın kimliğinin tespit edilmesinden sonra bulunması amacıyla jandarma ekiplerince aramalara başlandığı, müdahiller ...,... ve ... 'in de aralarında bulunduğu sivil jandarma ekibinin sanığı bulmak için çalışmaya başladıkları, 11/08/2010 tarihinde sanığın bulunduğu mevkiin haber alındığı bölgeye geldikleri, sanığı motosikleti ile tarla yolunda seyir halinde gördükleri, araçları ile sanığın önüne geçip "dur, jandarma, teslim ol" ihtarında bulundukları, sanığın müdahillere iyice yaklaştıktan sonra aniden doğrultu değiştirip tekrar araziye girdiği, bunun üzerine müdahillerin de araçla sanığı takibe başladıkları ve sanığı etkisiz kılmak amacıyla arkadan yaklaşarak sanığın motosikletine hafifçe araçla çarptıkları, bunun etkisiyle sanığın motosikletten düştüğü ancak bu defa da koşarak kaçmaya çalıştığı, takip için araçtan inen müdahillere sanığın geri dönüp tabancası ile ateş açmaya başladığı, müdahillerden Yüksel'i sol skapula üzerinde mermi çekirdeği girişi ve sol 2. posterior inter kostal aralığında çıkış oluşacak şekilde hayati tehlike geçirmeksizin ancak basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, müdahillerin de sanığı durdurabilmek için ateş etmek suretiyle sanığı her iki bacağından vurmak suretiyle etkisiz hale getirip yakaladıkları olayda;
Sanığın olayda kullandığı silahın etkinliği, olayın gelişimi, hedef alınan vücut bölgesi ve yara yeri dikkate alındığında sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, bu nedenle görevi yaptırmamak için direnme suçu yanında ayrıca müdahil ...'e karşı öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, sanığın eyleminin kasten yaralama kapsamında kaldığı ve yaralanmanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış halinin de gerçekleşmemesi nedeniyle sanığın eyleminin her üç müştekiye karşı kül halinde görevi yaptırmamak için silahla direnme suçunu oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
b-Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 02/03/2010 gün ve 2009/9-259-2010/47 sayılı kararı uyarınca, sanık Adil'in suçun yasal tanımında yer alan ve hukuksal anlamda tek bir fiili oluşturan davranışları, görevini ifa eden birden çok kamu görevlisine karşı görevlerini yaptırmamak için gerçekleştirmiş olması nedeniyle aynı nev'iden fikri içtimanın koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan, sanık hakkında görevli jandarma personeline görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK.nun 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), kurulan hükümde sanık aleyhine temyiz istemi bulunmadığından CMUK 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 21/10/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY:
Dosya içeriğine göre; sanığın 10/08/2010 tarihinde gündüz saatlerinde motosikleti ile karayolunda seyri sırasında, radar uygulaması yapan ekip aracının içerisinde tek başına bulunan maktulü ruhsatsız tabancası ile ateş edip öldürdükten sonra, polis memuru olan maktulün tabancasını da alarak olay yerinden kaçtığı olayda;
Sanığın maktulü öldürdükten sonra yenilenen bir kastla maktulün tabancasını aldığı, sanığın maktulün ölümüne kendisinin sebebiyet vermesi karşısında hakkında TCK.nun 142/2-a madde hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı ve bu nedenle de TCK.nun 141/1 maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sanığın eyleminin TCK.nun 142/2-a maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.