İçtihatYargıtay15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi · E. 2013/5571 · K. 2014/21539
- Esas No
- 2013/5571
- Karar No
- 2014/21539
- Karar Tarihi
- 17.12.2014
Karar Metni
15. Ceza Dairesi 2013/5571 E. , 2014/21539 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir.Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler,internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir.Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir.Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamıyacaktır.
....Tic.Ltd.Şti adına Eskişehir ... şubesi nezdinde açılmış çek hesabına ait ... numaralı çekin, 10.03.2006 keşide tarihli, 3.380 TL bedelli, ...Ltd. Şti. emrine havaleli olarak Hanlıoğlu şirketinin temsilcileri tarafından keşide edilerek ... Kalıp elemanları şirketine verildiği, bu çekin ...Kalıp Elemanları Ltd. Şti şirketinden 11.02.2006-13.02.2006 tarihleri arasında çalındığı, suça konu çekin,...Kalıp Elemanları Ltd.Şti. kaşe ve imzası ile ilk ciranta olarak ciro edildiği,... Pazarlamadan sonra ... Toptan Gıda ve Pazarlama, ...Gıda ve Pazarlama sahte cirolarının çekin arkasına atılmasından sonra, ... Pazarlama Temsilcisi olan sanık ...'nın çek tanzimi ve keşidesi konusunda ....Noterliği'nin 19.07.2005 gün ve 20234 yevmiye numarası ile özel vekaletname verdiği sanık ... tarafından ciro edilerek, ... Pazarlamanın, Lider Factoring ile yaptığı sözleşmenin bedeli olarak 11.05.2006 günü... Factoring ... bürosuna verildiği, çekin verildiği sırada keşide tarihinin 10.05.2006 olarak değiştirildiği, çekin ... Factoring tarafından Bursa 2. İcra Müdürlüğünün 2006/4888 sayılı dosyası ile icraya konduğu, yaptırılan bilirkişi incelemesinde çekin keşideci imzasının hesap sahibine ait olduğu, çekteki ilk ciranta imzasının ...Kalıp Elemanları Ltd. Şti temsilcilerine ait olmayıp sahte olduğu, bu imza ile ... Gıda ve Pazarlama adına atılmış imzanın Aynı kişinin eli ürünü olduğu, ... Gıda adına atılmış imzanın... Gıda temsilcisi ...'a ait olmadığı, ... Pazarlama ... adı altındaki imzanın vekili sanık ... Düzgün'e ait olduğunun anlaşıldığı, suça konu çekin çalınmasından sonra sahte kaşe ve cirolarla ciro edilerek, en son sanık ... tarafından vekalet verdiği sanık ... 'e imzalattırılarak ... Factoring'e yapılan sözleşme bedeli olarak verildiği, bu şekilde gerçekleşen eylemlerinin resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu iddia edilen olayda;
1-Hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ...'un temyiz isteminin incelenmesinde;
Yokluğunda verilen 03.11.2010 tarihli kararın sanığa 07.12.2010 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 11.01.2011 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
a-Sanığın ... Pazarlama adlı şirketle ilgisi olmadığı, gazete ilanı üzerine diğer sanık ... ve ...'in sahibi olduğu işyerine iş başvurusunda bulunduğu, kendisine ... şube açacaklarını söyleyerek bir takım belgeler aldıklarına dair beyanı karşısında, maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılması bakımından ...Factoring firması ile ... pazarlama şirketi arasında yapılan sözleşme aslı getirtilip yazı ve imzanın sanığa ait olup olmadığı ile ... Factorıng firması tarafından sanığın Kuveyt Turk bankasındaki hesabına yatırılan suça konu çek bedelinin sanık tarafından çekilip çekilmediği hususunun araştırılarak tespiti, suça konu çekin ön yüzündeki keşideci imzasının ...Elemanları Ltd. Şti yetkilisine ait olup olmadığı, çekin arkasında cirosu bulunan ... Pazarlama şirketi yetkilisine ait olup olmadığı hususlarında bilirkişi incelemesı yapılarak tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Kabule göre de;
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, aynı maddenin 6. fıkrası gereğince "Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilip giderilmediği" hususlarını irdeleyen gerekçeye dayandırılması gerektiği halde, sanığa yüklenen suçun niteliği itibariyle maddi bir zarar bulunmadığı gözetilmeden, anılan maddeye yanlış anlam verilerek zararın karşılanmadığından bahisle, 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin hükmün sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.